Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/10661 E. 2023/8871 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10661
KARAR NO : 2023/8871
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/307 E., 2015/140 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/307 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında atılan suçlardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince ” 26/08/2014 suç tarihinde suça sürüklenen çocuk …, katılan mağdur …’nun oturtuğu apartmanın asansörünün beşinci kata çıktığında takıldığını arkadaşlarından duyup merak ederek asansörün takılıp takılmadığını kontrol etmek için mağdur …’in oturduğu binaya girdiği, asansöre bineceği sırada mağdur … ile 3,5 yaşındaki kardeşinin bisikletleri ile içeri girdikleri, bisikletleri bırakıp bu sırada asansörün içinde bulunan suça sürüklenen çocuğa mağdurun asansörü tutmasını istediği, suça sürüklenen çocuğun da asansörün kapısını açık tuttuğu, mağdur ve kardeşinin gelmesini beklediği, birlikte beşinci kata asansörle çıktıkları, daha sonra suça sürüklenen çocuğun mağduru beşinci katın merdivenlerine götürerek mağdurun vajinasına ağzıyla ve eliyle dokunduğu, daha sonra da dudaklarından öptüğü, sonra da gidebilirsin diyerek serbest bıraktığı, mağdurun olayı annesi katılan …’na anlattığı, suça sürüklenen çocuğun katılan çocuğu karşı cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılma ve 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği iddia, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı, katılan mağdur ve katılanları beyanları, Adli Tıp Kurumu raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdura karşı basit cinsel istismar ve cinsel amaçlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sabit ise de Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 18/03/2015 tarih ve 1232 karar sayılı raporuna göre suça sürüklenen çocuğun 26/08/2014 suç tarihinde işlediği basit cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun bildirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun ceza ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğu çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hakkında TCK’nun 31/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun tehlikeli olmadığından velisine teslimine ve suça sürüklenen çocuk hakkında bu konuda danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin SSÇ’nin 21.01.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrasında öngörülen 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/307 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk
hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.