Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13595 E. 2023/8405 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13595
KARAR NO : 2023/8405
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/258 E., 2016/16 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bıkarılması
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, mağdur vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve karara karşı mahallinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.

Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi …’nun, 17.12.2015 tarihli dilekçe ile suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetksinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.06.2020 tarihli ve 14-2016/118690 sayılı ret ve bozma görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle, kararın hukuka aykırı olduğuna öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi kanaatin hasıl olması halinde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ” 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun, aynı yaş grubunda olup ayrıca İzmit Seka Devlet Hastanesinin 13.07.2010 tarihli raporuna göre de orta derecede mental retardasyon bulunan mağdura karşı, evlerinin yakınındaki çardakta, akşam vakitlerinde kimsenin bulunmadığı zamanlarda, farklı tarihlerde penisini mağdurun anüsüne sokmak ve yalatmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu ve cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı, bu kabul ile sanığın 15 yaşından küçük mağdura zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar ve zincirleme şekilde cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş, cinsel istismar suçu yönünden suç tarihinin kesin olarak belirlenememesi ve ATK Kocaeli Şube Müdürlüğünün mağdurun ruh sağlığının bozulmadığında dair raporu da gözetilerek öngördüğü ceza miktarının azlığı sebebiyle sanığın lehine olan 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK nın 103/1-a yollamasıyla 103/2 maddesi tatbik edilmiş, çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden gerekçesi kararda belirtildiği üzere verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.” Şeklindeki gerekçe ile karar verildiği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi …’nun 17.12.2015 tarihli dilekçe ile suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine, karar vermek gerekmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on iki- on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihine göre 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2. Tebliğnamede bozma isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir.

V.KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/16 sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.