Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/7000 E. 2023/9340 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7000
KARAR NO : 2023/9340
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/248 E., 2016/20 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde suça konu nüfus cüzdanı talep belgesi ile kayıptan nüfus cüzdanı almak üzere Kartal Nüfus Müdürlüğüne müracaat ettiği, kimliğine ilişkin sorulan sorulara cevap veremeyerek ve tedirgin davranışlar sergileyip nüfus müdürlüğünü terk ettiği, bunun üzerine nüfus görevlilerinin yaptıkları incelemede Ramazan Y.’nin kimlik bilgileri ile düzenlenen nüfus cüzdanı talep belgesindeki fotoğrafın sanığa ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Mahkemece, suça konu belge üzerinde inceleme yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği ve aldatma niteliğinin bulunduğuna dair kanaatin açıklandığı belirlenmiştir.
4. Dava dosyasında mevcut, 28.05.2014 tarihli kolluk tutanağına göre nüfus cüzdanı talep belgesinde kimlik bilgileri bulunan R.’nin ikametine gidilerek ekli evraklardaki her iki fotoğrafın da R.’nin eşine gösterildiği, EK-2 deki resmin eşine ait olduğunu, EK-1 deki resimdeki kişinin eşi olmadığını ve bu kişiyi hiç tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, suça konu belge hakkında herhangi bir karar verilmediği belirlenmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Mahkemece kurulan hükümde,
a. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2001/168 Esas ve 2001/73 Karar sayılı, 30 yıl hapis cezasına ilişkin ilâmı yerine daha az cezayı içeren … 20. Sulh Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2013/717 Karar sayılı, 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması,
b. Suça konu belgenin, dava dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan; “… 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarih ve 2013/717 karar sayılı ilamı ile Basit Yaralama suçundan 3.600 TL Adli Para cezasına mahkum olup, kararın 05/12/2013 tarihinde kesinleştiği ve 5237 sayılı TCK nun 58. maddesindeki koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine; “adlî sicil kaydında görülen Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2001/168 Esas ve 2001/73 Karar sayılı, 30 yıl hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin ilâmın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla,” ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine hükmedilen paragraftan önce gelmek gelmek üzere “Suça konu belgenin dava dosyasında delil olarak saklanmasına,” şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin düzeltme yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.