YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31125
KARAR NO : 2023/9566
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/437 E., 2016/104 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Katılan vekilinin, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin her iki suçtan kurulan hükümleri, katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri ve aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 60.800,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığa yüklenen suçların oluşmadığına, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezasına ilişkin temel cezanın belirlenmesinde gösterilen gerekçenin çelişkiye neden olduğuna,
2. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle, sanık hakkında takdiri indirim uygulanması, dolandırıcılık suçundan adli para cezasına hükmedilmesi ve resmi belgede sahtecilik suçundan hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Keşidecisi M. K., lehtarı katılan … olarak görünen 13.09.2012 tarihli ve 36.420,00 TL tutarındaki suça konu çeki, katılan adına sahte ciro imzası atıp yetkilisi olduğu şirket adına imzaladıktan sonra, kredinin teminatı olarak mağdur … Bankası A.Ş.’ye vermek suretiyle, sahte çeki kullanarak banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağladığı iddia edilen sanık hakkında, yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu işbu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmediği anlaşılan katılan adına vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
a. Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamasında yapılan sorgusunda müdafiinin hazır bulunduğu, sanığa ve müdafiine savunma hazırlama ve zararı giderme konusunda verilen sürenin makul ve yeterli olduğu, iddia makamının mütalaasında sanığa yönelik olarak iddianamede belirtilen hususlardan farklı bir talepte bulunulmadığı, sanık müdafiine, hükmün esasına etkili işlemlere ve süre talebinin reddinden sonra mütalaaya karşı beyanda bulunma imkanı tanındığı, savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacak, yargılamanın seyrini veya hükmün mahiyetini değiştirecek nitelikte bir olgu veya durumun bulunmadığı,
b. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı ve Mahkemenin bu maddelerin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Suça konu çekin önceden doğan borç karşılığında sonradan mağdur bankaya verilmesi halinde sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alınarak, mağdur bankaya sorulmak suretiyle, suça konu çekin, kredinin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği ya da hakkındaki icra takibinden kurtulmak maksadıyla bankaya ibraz edilip edilmediği ile banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiğinin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, mağdur bankanın hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan 25.08.2015 tarihli cevabî yazısı esas alınarak mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.