YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/22312
KARAR NO : 2010/21199
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre temyiz süresinin adli tatile rastlaması nedeniyle O yer C.Savcısının temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 289.maddesinde ise hareket öğesi; “…teslim olunan… mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi” sözcükleriyle ifade edilerek serbest hareketli bir suç olarak düzenlenmiş ve suçun; “teslim amacı dışında tasarrufta bulunma” anlamına gelen herhangi bir hareketle işlenebileceği kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma eylemlerine örnek olarak; satılması, başkasına verilmesi gibi amaçla bağdaşmayan davranışlar gösterilmiştir. Teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması biçimindeki eylemler, verilen örneklerde olduğu gibi mal üzerinde tasarruf amaçlı eylemli davranışlar olmalıdır Bu nedenle, malın teslim alındığı şekliyle muhafaza edildiğinin saptanması koşuluyla, salt satış yerine götürmeme biçimindeki eylemler teslim amacı dışında tasarrufta bulunma niteliğinde kabul edilmeyecektir.
Açıklanan yasal hükümler uyarınca, yedieminin malı muhafaza ettiği yerde teslim etmekle yükümlü bulunması ve incelenen dosyada, icra dairesince sanığın adresine gelinerek hacizli malın iade edilmesi için bir başvurunun yapılmaması karşısında, hacizli malların satış yerine götürülmemesi biçimindeki eylem, suçun maddi öğesini oluşturmaz ise de, sanığın hacizli malı başkasına verme, ortadan kaldırma, satma, rehnetme veya adresine gelinip istenildiğinde eylemli olarak teslim etmeme gibi davranışlarla TCY.nın 289/1 maddesinde öngörülen teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması durumunda suçun oluşacağı gözetilerek; söz konusu hacizli malın teslim edildiği gibi usulüne uygun olarak muhafaza edilip edilmediğinin araştırılması ve muhafaza edildiğinin belirlenmesi halinde sanığın beraatine, tersi durumda ise, hükümlülüğüne karar verilmesi gerekirken keşif ya da kolluk araştırması yapılmaksızın salt sanığın suça konu aracın kendisinde olduğuna dair savunmasına itibar edilerek sanığın tasarrufta bulunmadığı gerekçesiyle eksik kovuşturma ile beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.