Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/4898 E. 2023/10399 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4898
KARAR NO : 2023/10399
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3603 Esas, 2023/235 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 Esas, 2022/1324 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu halde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafın istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hal böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararma karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı vekilinin davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Bu nedenle; davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, … ilçesi, Yakuplu Mahallesi 759 ada 1 parselde bulunan … Recidence binasının 1. Kat 44-45 ve 46 nolu bağımsız bölümlü asma katlı dükkanların maliki olduğunu, davalı yan ise aynı binada bulunan zemin kat 22 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalı binanın ön cephesindeki 90,20 metrekare ortak alanı işgal ettiğini ve bu alanın üstünü kapatarak kış bahçesi olarak kullandığını, projeye aykırı yapılan bu işgal neticesinde müvekkilinin bağımsız bölümlü dükkanlarının önünün kapatıldığını belirterek ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesini, mevcut durumun projeye uygun hale getirilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleştirilen dosya davacısı … Residance Yönetimi adına … ve … vekili dava dilekçesinde; davalının zemin kat 22 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalının binanın ön cephesindeki 90,20 metrekare ortak alanı işgal ettiğini ve bu alanın üstünü kapatarak kış bahçesi olarak kullandığını, binanın yangın çıkış yerini kapattığını, ortak alanın işgalinden ötürü ecrimisil ödendiğini, 05.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile aylık 5.000,00TL ödenmesine karar verildiğini, davalının bu miktarı ödemediği için hakkında takip yapıldığını, dava konusu bu yere ilişkin … Belediyesi encümen kararı ile inşaatın ruhsatsız ve kaçak olması nedeniyle yıktırılmasına karar verildiğini, davacının davada taraf ehliyeti bulunduğunu ortak alana yapılan haksız müdahalenin önlenmesine, yıkım kararı verilerek mevcut durumun projeye uygun hale getirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız işgal neticesi oluşan ecrimisil alacağının bilirkişi marifeti ile tespit edilerek yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; binanın bir kısım ortak alanlarının kiralanması konusunda kat malikleri kurulu tarafından alınmış kararlar olduğunu, bu hususla ilgili olarak her ne kadar yazılı kira sözleşmesi yapılmış olmasa da bu yerleri kullananlardan olağan aidat bedeli dışında, yine aidat ödemesi altında, para tahsil edildiğini, müvekkil şirket tarafından aylık normal aidata ilave olarak yönetim hesabına ödemeler yapıldığını, banka kayıtları ve yönetim kayıtları incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafın kış bahçesi olarak kullanıldığını ileri sürdüğü ortak alanın üstünün kapatılmış olması ile kendilerine ait bağımsız bölümün manzarasının kapatıldığını bu hali ile de mülklerinin değer kaybına uğradğını ileri sürdüğünü, mahallinde yapılacak keşif ile bu iddianın gerçeklerle alakasının olmadığını, davacı tarafa ait bağımsız bölümlerin cephesinin dava konusu alana bakmadığını, davacı tarafından projeye aykırı tadilatlar yaptığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, binanın bir kısım ortak alanlarının kiralanması konusunda kat malikleri kurulundan alınmış kararlar olduğunu, yazılı kira sözleşmesi olmadığını; ancak site yönetiminin hesabına yapılan ek ödemeler olduğunu, banka kayıtlarının getirtilmediğini bu husus tamamlattırılmadan dosyanın bilirkişiye verildiğini, yönetim planının tadili ve eki olan belgenin 22 nci maddesinde kulanım amacına uymayan malikin yönetim kurulunun yazılı bir uyarı da bulunacağı ve bir hafta içinde uygun hale getirilmesinin isteneceği belirtilmişken yönetimin böyle bir ihtarda bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmesinin de hatalı olduğunu, tahsisli alan listesinin ve vaziyet planının getirtilmediğini, yönetimin bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imalatların ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olduğunun tespit edildiği, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili katılmalı temyiz dilekçesinde özetle; davacı … açısından derdestlik olduğundan kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını ve kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.

3. 634 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacılar Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B.Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.