Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5738 E. 2024/177 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5738
KARAR NO : 2024/177
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1405 E., 2023/1700 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/139 E., 2023/154 K.

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Sulh Hukuk Mahkemesine hasımsız olarak verdiği dava dilekçesinde özetle; muris …’in veraset ilâmında bir kısım alt soylarının görünmediğini oysa ki murisin 2017 yılında vefat eden eşi … tarafından mirasçı olarak mirasçılık belgesinde kendisinin de yer almasının gerektiğini belirterek, muris … yönünden veraset ilâmının düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2021/716 Esas, 2021/824 Karar sayılı kararı ile “… davacının nüfus kayıtlarına göre muris … mirasçısı olmadığı…” gerekçesiyle “… davanın usulden reddine…” karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/1645 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile “…davanın niteliğinin mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebi olduğu, davanın hasımlı açılmasının zorunlu bulunduğu… bu nedenle ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçeleriyle “…6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına…” karar verilmiştir.

3. Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 11.04.2023 tarihli ve 2022/139 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararı ile “… iptali istenen mirasçılık belgesinde davalı olarak gösterilmeyen mirasçıların davaya dahil edilmesi için 06.10.2022 ve 24.01.2023 tarihli celselerde davacı vekiline kesin süre verildiği, mirasçıların davaya dahil edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ihtaratların usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davacı vekilince mirasçıların davaya dahil edilmediği ve davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde mirasçıları davaya dahil etmeyeceğini açıkça bildirildiği…” gerekçesiyle “… dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine…” karar verilmiştir.

III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan davanın mirasçılık belgesi verilmesi istemi olduğunu, Mahkeme tarafından bu talebin mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebine dönüştürüldüğünü, taleple bağlılık, taraflarca getirilme, usul ekonomisi ilkeleri dikkate alındığında dava konusu talebin kabul edilerek müvekkile mirasçılık belgesinin verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2023 tarihli ve 2023/1405 Esas,1700 Karar sayılı kararı ile “…Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarihli, 2021/1645 Esas, 2022/257 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu … dosya içeriği, toplanan deliller ve yazılı gerekçeye göre ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği…” gerekçesiyle…”….davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine…” karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30, 575 ve 598 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesinde, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 575 inci maddesi hükmüne göre, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun’un 30 uncu maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.

4. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Ancak davacı isteminin niteliğinin mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemi olduğu anlaşılmaktadır.

5. Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu arkadaşlık bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir. Mirasçılık belgesinin iptali davalarında da davacı taraf miras bırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini veya mirasçı gösterilmesine rağmen mirastan kendisine olması gerekenden daha az pay verildiğini, bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu tür davalarda da miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hâkimin görevidir.

6. Bir kimsenin ölümü ile geriye bıraktığı mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı kural olarak o kişinin mirasçılarına aittir. Mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen ve kendisine mirastan pay verilmeyen mirasçılarla, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen gerekenden az pay verilen mirasçıların daha önce alınmış mirasçılık belgesinin iptali istemiyle dava açabilecekleri gibi mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatları bulunmayan kişilerin dahi bu tür davaları açabilecekleri, bunlar dışında mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendilerine mahkemelerce yetki de verilmemiş olan kişilerce açılacak davaların ise esasa girilmeden aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.