Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/16793 E. 2024/621 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16793
KARAR NO : 2024/621
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/620 E., 2016/57 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini
tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/620 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, delillerin takdirinde hata yapıldığına, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığına ve bu suçta 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına, temel cezaların teşdiden belirlenmesine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin tatbik edilmemesine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, tehlikeli araç kullandığı ihbarı üzerine olay yerine giden mağdur polis memurları tarafından dur ikazında bulunulmasına rağmen kaçtığı, takip sonucunda durdurulduğunda, işlemler için ekip otosuna bindirilmek istendiğinde direndiği, araç içerisinde mağdurlara yönelik sinkaflı küfür edip, tehdit niteliğinde sözler söylediği ve yapılan ölçümde 240 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın, bu suretle atılı suçları işlediği, sanık savunması, mağdur beyanları, sanık hakkında düzenlenmiş olan adli muayene rapor içerikleri, 10.05.2015 tarihli tutanaklar, 11.05.2015 tarihli CD inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık savunması, mağdur beyanları, 10.05.2015 tarihli tutanakları, 11.05.2015 tarihli CD inceleme tutanağı, adli muayene rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla atılı suçların unsurları itibariyle oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci madde hükümleri uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı,
Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi tatbik edilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı anlaşılarak yapılan incelemede; sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan, karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.