Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/4232 E. 2024/205 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4232
KARAR NO : 2024/205
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1929 Esas, 2022/66 Karar
FERİ MÜDAHİL : Teknopanel Çatı ve Cephe Panelleri Ürün. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/113 E., 2019/543 K.

Taraflar arasındaki ayıplı malın değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan satın aldığı panellerin üst saç/alt saç kalınlığını 0,5/0,4 mm., yalıtım kalınlığını 10 ve 15 cm., yalıtım tipini polizosiyanurat (PIR) olarak sipariş formunda belirttiğini, bu özellikleri taşıyan panellerin yalıtım yoğunluğu standardı soğuk depo paneli teknik özelliklerini içeren tablolarda da görüleceği gibi 40-42 kg/m3 olması gerektiğini, daha önce aynı şekilde sipariş ederek aynı firmadan satın aldığını panellerin bu teknik özelliklerin tamamını taşıdığını, 12.06.2017 ve 25.07.2017 tarihli fatura muhteviyatının soğuk oda panellerinin, sipariş formlarına uygun olarak aynı teknik özellikleri taşımadığını, kolayca çökmesi nedeniyle bu panellerin daha önce satın alınan panellerden farklılık taşıdığının anlaşıldığını, bunun üzerine Tebar Test Belgelendirme Araştırma ve Geliştirme Tic. A.Ş.’ne (Tebar) yaptırılan deney sonucu 10 cm. panellerin yalıtım yoğunluğunun 33,9kg/m3, 15 cm. panellerin ise 36,6kg/m3 olduğunun tespit edildiğini, verilen siparişe göre yalıtım zorunluluğunun 40-42 kg/m3 olması gerektiğini, bu durumun ısı kaybına, kolayca çökmeye, deformaye sebebiyet verdiğini, malzemenin ömrünü kısalttığını, satılan malın önemli derecede ayıplı olduğunu, durumun ortaya çıkar çıkmaz gerek satıcıya gerekse de üretici firma yetkilisine iletildiğini, aradan geçen zamana rağmen değişikliğin yapılmadığını ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davalının sattığı ayıplı panellerin ayıpsız benzerleri ile değiştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbar süresinin geçtiğini, ürünlerin antlaşmaya ve talebe uygun teslim edildiğini, sorunsuz olarak kullanıldığını, davacının 79.751,00 TL muaccel borcunu ödememek adına davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Feri Müdahil vekili; süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarının yapılmadığını, ürünlerde herhangi bir ayıbın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda ayıp açıkça belli ise iki … içerisinde bu durumun satıcıya ihbar edilmesi, ayıp açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 … içerisinde malı inceleyip ayıplı olduğunun ortaya çıkması durumunda bu durumu yine bu süre içerisinde satıcıya bildirilmesi gerektiği, malların 21-25.08.2017 tarihinde davacı şirket tarafından muayene ettirilerek test raporu alındığı, dolayısıyla ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin durumun en geç bu tarihte ortaya çıktığı, ancak ayıp ihbarının 8 günlük süreden çok sonra 31.01.2018 tarihinde yapıldığı, bu haliyle ayıba ihbar süresine uyulmadığı, ayrıca ayıba ihbar süresine uyulsaydı dahi davalının malları 01.07.2017 tarihli sipariş formu ve 12.06.2017-25.07.2017 tarihli faturalara uygun teslim ettiği, bu durumun yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile de … olduğu, her ne kadar fatura üzerinde malların yoğunluklarına ilişkin el yazısı ile yazılmış ibareler bulunsa da bu ibarelerin faturalara sonradan eklenildiği, satıcının eklediğine dair bir kayıt bulunmadığı, teslim edilecek malın yoğunluğunun ne kadar olacağı hususunda anlaşıldığını gösteren delil de sunulmadığı, salt yoğunluğun az olmasının ayıp olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevzuatta gizli ayıplara ilişkin bir muayene süresinin bulunmadığını, satın alınan ürünün Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standardı bulunan bir ürün olduğunu, TSE uygunluk belgesinde üründeki yalıtım yoğunluğunun 40-42 kg/m3 olacağının açıklanıp taahhüt edildiğini, bir evrensel standardının da bulunduğunu, sözleşmelerde yoğunluğun ayrıca belirtilmesinin gerekmediğini, oysa standartın altında yoğunluğa sahip ürün teslim edildiğini, bilirkişi raporunda da bu yalıtım yoğunluğu eksikliğinin ısı iletkenlik değerini etkileyeceğinin, ısı kaybına yol açacağının belirtildiğini, Tebar test raporu gibi ürünün yalıtım yoğunluğunu açıkça ortaya koyan bir rapor alınması gerektiğini, davanın konusunun panellerdeki hasarların kaynağı değil yalıtım malzemelerinin yoğunluğu olduğunu, ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığını, ihbardan çok önce ayıba vakıf olduklarının davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, satıcının bu işi meslek edinmesinden satıcının ağır kusurunun bulunduğunu, 6098 sayılı Kanun’un 225 … maddesi gereği ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını ileri süremeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ayıbı Tebar tarafından düzenlenen raporun kendisine tebliğ tarihi olan 11.09.2017 tarihinde öğrendiği, ayıp ihbarını davalıya gönderdiği 13.09.2017 tarihli elektronik posta ile bildirdiği, davacının derhal ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünü usule uygun ve süresi içerisinde yerine getirdiği, davacı ayıplı malın ayıpsız benzerleri ile değiştirilmesi talebinde bulunmuşsa da bilirkişi raporunda, “davacıya ait depoda kullanılmış olan soğuk … panellerinin, faturalarda ve sipariş formunda belirtilen özellikleri taşımadığı, ürünün teknik şartnameye uygun olmadığı, panellerdeki … değerinin katalog ve TSE değerlerine uygun bulunmadığı hususlarının belirlendiği, malzeme arasındaki fiyat farkının % 10 oranında olabileceğinin tespit edildiği, davacının misli ile değiştirilmesini talep ettiği malzemelerin değerinin 675.812,17 TL olduğu, malzeme değerindeki eksikliğin satış bedeline yakın olmadığı, bu durumda davacının, 6098 sayılı Kanun’un 227 nci maddesi gereğince sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı bulunmadığı, ancak satılanı alıkoyup, ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebileceği, davacının bu yönde bir talebinin olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının satın aldığı ayıplı malın, ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, süresinde ayıp ihbarın yapılmadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıptan … seçimlik haklardan ayıpsız misli ile değiştirme talebinin hiçbir şekilde ayıp oranına göre sınırlandırılmadığını, ayıptan … seçimlik hakların ne şekilde sınırlanabileceğinin ancak kanunla gösterileceğini, hüküm fıkrasında belirtilen “imkan varsa” kıstasının sadece parça borcu bakımından getirilen bir sınırlama olduğunu, misli olan eşya için böyle bir sınırlama öngörülmediğini, misli eşya için böyle bir imkansızlığın da bulunmadığını, dava konusu panellerin misli ile değişim taleplerinin reddinin hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadığını, üründeki çekirdek malzeme eksikliğinin satıcının ilan ettiği ve piyasa asgari standartlarının çok altında olmasına rağmen Mahkemece ayıp oranının düşüklüğü sebebine dayanarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar tesis edildiğini, raporda çekirdek malzemenin türü, mahiyeti ve ayıp oranının tespiti için akredite edilmiş laboratuvarda gerçekleştirilecek testler neticesinde mümkün olacağının belirtildiğini, yaptıkları araştırmalar neticesinde TSE’ye bağlı … Deney Laboratuvarının ürün için standartları öngörülmüş teknik şartnameye uygun testleri yapabileceğinin tespit edildiğini, panellerdeki ayıbın önemsiz bir parçadaki basit bir ayıp olmadığını, soğuk … deposunun her noktasına etki etiğini, dava konusu panellerin yangına karşı daha dayanıksız oldukları için deponun yangın rizikosunu da arttırdıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ve feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapmadığını, tacirler arasındaki ayıp ihbarının noterden ya da Kanunda belirtilen şekilde yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde dayanılmayan belgelerin sonradan sunulmasına muvafakat vermediklerini, müvekkilinin malları anlaşmaya uygun teslim ettiğini, ayıp bulunmadığını, davacının aksini ispatlayamadığını, bilimsellikten uzak bilirkişi ek raporuna göre karar verilemeyeceğini, panellerin, belirtilen nitelikte olup olmadığının dosya üzerinden değil ancak yerinde inceleme ile ya da numune alınmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu tespit edilebileceğini, Tebar’ın incelediği ürünlerin davacı tarafından gönderildiğini, yerinde inceleme yapılmadığını, numunelerin müvekkilince satılan ürünlerden alınıp alınmadığının belli olmadığını, Tebar raporuna dayanılamayacağını, belirlenen aralıkların tolerans değerleri dahilinde kaldığını, bilirkişilerce tolerans aralıklarının gözetilmediğini, … farkını kabul etmemekle birlikte bir an için olsa bile ısı iletimini kayda değer etkilemediğini, bu haliyle kullanımda problem yaşanmayacağını, davacıya standarda uygun malzeme teslim edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu ileri sürerek kararın gerekçe yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı malın değiştirilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun’un 219 vd. maddeleri.

3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ve feri müdahil vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.