Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/19058 E. 2010/21486 K. 22.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19058
KARAR NO : 2010/21486
KARAR TARİHİ : 22.12.2010

Görevi ihmal suçundan şüpheli … hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2010 tarihli ve 2010/3-23 sayılı kararma karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2010 tarihli ve 2010/33 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 16.06.2010 gün ve 39046 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2010 gün ve 153254 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Savcısı …’ın Zeytinburnu Adliyesinin kapatılması nedeniyle 31/07/2007 günü buradan gelerek … Adliyesinde göreve başladığı ve Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığından 992 adet soruşturma evrakı ile … Cumhuriyet Başsavcılığına geldiği,
Denetim sırasında, kapatılan Zeytinburnu Adliyesinde bakmakta iken beraberinde getirdiği kısmen de doğrudan … Cumhuriyet Savcısı olarak kendisine tevdi edilmiş olan 90 adet soruşturma evrakını 6 ay ile 1 yıl 9 aya varan sürelerle, 2007/138890 sayılı olmak üzere bir adet soruşturma evrakını da 2 yıl 3 ay 22 gün sürede işlenişiz bıraktığının belirlendiği, Cumhuriyet Başsavcı Vekili …, Yazı işleri Müdürü …, Zabıt Kâtibi … tarafından da imzalanan tutanakla da bu durumun saptandığı,
Soruşturma evrakı ile ilgili sorumluluk ve takip görevi Cumhuriyet Savcısına ait olduğu halde, 90 adet soruşturma evrakını 6 aydan 1 yıl 9 aya varan sürelerle, bir adet soruşturma evrakını da 2 yıl 3 ay 22 gün süreyle işlemsiz bırakmak suretiyle soruşturmaların sürüncemede kalmasına ve muhataplarının bu biçimde mağduriyetlerine neden olduğu şeklindeki iddia ile ilgili olarak mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
İncelenen dosyada, şüpheli Cumhuriyet savcısının, işbölümü uyarınca kendisine verilen soruşturma dosyalarından doksan adedini altı aydan bir yıl dokuz aya varan sürelerle, birisini de iki yıl üç ay yirmiiki gün süreyle işlemsiz bırakarak görevini savsadığı iddia edilmektedir. Cumhuriyet başsavcı vekili, adalet müfettişi, yazı işleri müdürü ve zabıt katibinin düzenlediği 28.5.2009 tarihli tutanağın, 5271 sayılı CYY.nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüpheli Cumhuriyet savcısının iddia edilen eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği, eylemin şüpheli tarafından gerçekleştirildiği saptandığı takdirde ise yükletilen suçun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, yapılacak yargılamada lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu mahkemece belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi savsama suçundan şüpheli … hakkında … 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 9.3.2010 gün ve 2010/33 sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince itiraz mercii tarafından yerinde tamamlanmasına, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle oybirliğiyle karar verildi.