Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2009/29734 E. 2010/1862 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/29734
KARAR NO : 2010/1862
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık … …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaat ruhsatı alınması ya da imar planına uygun hale getirilmesi şartı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2009 tarihli ve 2007/1539 esas, 2009/268 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/07/2009 tarihli ve 2009/173-217 değişik … sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 3.12.2009 gün ve67970 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 gün ve 283377 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Sanığın inşaat ruhsatı almadan kaçak inşaat yapmak şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verilmesini müteakip, karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaat ruhsatı alınması ya da eski hale getirilmesi şartı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. maddesinde yer alan “Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla şartlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, oysa ki sanığın eyleminde bir zararın meydana gelmediği, kaldı ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/5. maddesinde yer alan “Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hale getirmesi halinde cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen Dosyada, mevcut konuta ek ruhsatsız birinci kat inşa ederek imar kirliliğine neden olma suçundan yargılanan sanığın 5237 sayılı TCY.nın 184/1, 62. maddeleri gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CYY.nın 231/5. madde ve fıkraları uyarınca kar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaat ruhsatı alınması ya da imar planına uygun hale getirmesi şartı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin olarak … 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükme, sanığın itirazı üzerine merci … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda, mahkemesince verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY.nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; zarar suçlarında mağdurun zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşama için yeni bir olanak sunulması amacıyla düzenlenen hukuksal bir kurumdur.
CYY.nın 231/9. maddesinde; sanığın suçla mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödeyerek tamamen gidermek koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine olanak tanınmış ise de, anılan düzenleme uyarınca eylemin doğrudan maddi bir zarara neden olmasının zorunlu bulunması gerekmekte olup, incelenen dosyada sanığın kendi mülkü üzerinde işlediği imar kirliliğine neden olma suçu dolayısıyla kişilere veya kamuya yönelik olarak neden olduğu maddi ve ekonomik bir zararın bulunmaması karşısında, sözü edilen 231/9. maddenin uygulanmasına olanak bulunmadığı gibi, esasen mahkeme kararında koşul olarak öne sürülen ruhsat alınması veya imara uygun hale getirilmesi hususları etkin pişmanlıkla ilgili TCK 184/5. maddede düzenlenmiş bulunmaktadır.
5237 sayılı TCY.nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ; “kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar” hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme uyarınca mahkum olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması söz konusu olması nedeniyle, maddede belirtilen hususların hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden koşul olarak öne sürülmesi yasaya aykırı olacağından, itirazı inceleyen merciin, belirtilen nedenlerle itirazın kabulüne karar vermesi yerine reddetmesi hukuka aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-a. maddesi uyarınca; … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 8.7.2009 tarihli ve 2009-173/217 değişik … sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin merciince yerine getirilmesine, 10.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.