YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/25005
KARAR NO : 2010/21526
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevde yetkiyi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
l-) Sanıklar … ve …’ya ilişkin hükümlere yönelik temyizde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA
2-) Sanık …’a ilişkin hükme yönelik temyize gelince
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde köy muhtar vekili olan sanığın, 442 sayılı Köy Yasasının 37/1 yollamasıyla aynı yasanın 13/10-18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak köy yolunun yapımı sırasında arazi sahiplerinden yol inşaatının bahçelerine taşmasına izin verecekleri ve bu taşma nedeniyle kamulaştırma bedeli istemeyeceklerine ilişkin yazılı onay alması, ancak köy dışında oturmaları dolayısıyla iki yakınandan muvafakat alamaması nedeniyle, yakınanlarla sınırlı olmak üzere Köy Yasasının 44/2 maddesi uyarınca köy ihtiyar heyetinden yola gidecek arazinin değeri üzerinden satın alınması konusunda köy ihtiyar heyetinden karar aldırması ya da kaymakamlığa başvurup acil istimlak yoluna gitmesi gerekirken, yakınanlardan habersiz yol kenarındaki ağaçları kesmesi ve köy yolunun yakınanların bahçelerine taşmasına sebep olma eyleminin özel görev suçu olan 5237 sayılı TCY 261, 765 sayılı TCY 246. maddesinde düzenlenen ” kişilerin malları üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu gözetilip hangi Yasa uygulamasının sanık lehine olduğu tartışılıp hükümlülük kararı verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.