Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/5892 E. 2012/12605 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5892
KARAR NO : 2012/12605
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 05/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hükmü davacı idare temyiz etmiştir.
Davacı idare, davalıların yargı kararını uygulamayarak kurum zararına neden olduklarından tazminat istemiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dairece davalılar hakkında ceza yargılaması yapıldığından dava konusu eyleme yönelik ceza davasının sonucuna göre hüküm verilmek üzere karar bozulmuştur. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davalılardan …’nın yargı kararının uygulanmaması yönünde sözlü emir verdiği kesin delille ispatlanamadığından ve yerine getirme süresi dolmadan başka yerde geçici görevlendirildiğinden beraatine, diğer davalıların görevlerini ihmal ettikleri anlaşıldığından mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme davanın reddi gerekçesinde beraat kararının hukuk hakimini bağlayacağını belirtmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı değildir. Yine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlanan mahkumiyet kararları da yasal denetimden geçemeyeceklerinden ve mahkumiyet hükmü içermediklerinden hukuk hakimini bağlamazlar. Somut olayda, davalıların fiilleri nedeniyle sorumlulukları için haksız fiilin unsurlarının gerçekleşmesi gereklidir. Hukuka aykırı fiil, kusur, illiyet bağı yanında haksız fiilin olmazsa olmaz şartı zarar unsurudur. Davacı idare, davalıların haksız fiili ile idari yargı kararının uygulanmadığını, dava dışı mahalle ve çarşı bekçisinin meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın gereğinin yapılmadığını ve bu kişiye haksız yere ödemeler (maaş, tedavi gideri vb.) yapıldığını belirterek zararın tazminini istemiştir. Adı geçen bekçinin yargı kararı uygulanmasa da çalıştığı, zarara konu olan ödemelerin bu çalışmalar karşılığı verildiği gözetildiğinde haksız bir eylem var ise de zarar unsurundan söz edilemez. Şu durumda yerel mahkemece davanın reddine ilişkin karar bu gerekçe ile usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.