Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/11534 E. 2012/12614 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11534
KARAR NO : 2012/12614
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vd. vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 14/02/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan …’ın tüm, diğer davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılar … ve …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş; karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı …’ın oğlu, diğer davacıların kardeşi … …’ın, eşi olan davalı … ve bununla ilişkisi olan diğer davalı … tarafından kasten öldürülmesi nedeniyle manevi tazminat istemlidir.
Yerel mahkeme annenin istemini kabul ettiği halde kardeşler yararına 7.500,00’er TL manevi tazminata hükmetmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; ölenin davacılara yakınlığı, olayın gelişimi ve ölümün gerçekleşme biçimi ile yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ölenin kardeşleri yararına hükmolunan manevi tazminat miktarları azdır. Şu durumda yerel mahkemece davacılar … ve … yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar … ve … yararlarına BOZULMASINA, adı geçen davacıların diğer, davacı …’ın tüm temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan … ve …’dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.