YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8598
KARAR NO : 2024/345
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Esastan ret, beraat, şikayet hakkının düşürülmesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK’nun, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen, 286/2-d maddesinin Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hali;
“…d) (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.78) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde iken, 15.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla; CMK’nun 286/2-d maddesi; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk defa verilecek mahkumiyet kararlarına karşı üst derece yargı denetimi (temyiz) yolunun kapatılmasının, AİHS’ye ek 7. nolu protokole ve Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olması gerekçesiyle iptal edilmiştir.
İptal kararı üzerine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinin son hali;
“…d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesi ise; “…e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez.” hükmünü içermektedir.
Buna göre; 7165 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesinde yer alan; adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin düzenleme; kanunlarda sadece adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince kurulan her türlü hükme karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk kez mahkumiyet hükmü kurulmaksızın verilecek diğer kararlar (esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi vb.) için uygulanma kabiliyeti olan bir hükümdür.
7165 sayılı kanunla yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinde yer alan; sanık hakkında İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.
Somut olayda; temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331 inci maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngören, “Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek” suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
5271 sayılı CMK’nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yılın üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkündür.
Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanık …’ın mahkumiyetine, sanıklar … ve …’ın beraatine dair karar verildiği, sanık … vekili ile müşteki vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 15/11/2019 tarihinde istinaf başvurusunun sanıklar … ve … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, sanık …’ın istinaf başvurusunun kabulü ile, … Gıda, Temizlik, Yemek, … Güvenlik Hiz. San. Ltd. Şti.’e ait … Belediyesinde bulunan alacağın … Temizlik Gıda İnş. Oto. San. Ltd. Şti’ne temliki ve borçlu … Yemek Gıda San ve Ltd.Şti.’ye ait demirbaşların 10/06/2019 tarihinde … Temizlik Gıda İnş. Oto. San. Ltd. Şti’ne devredilmesi eylemleri nedeniyle atılı suçun unsurları yönünden oluşmadığından sanık …’ın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 35 N … plakalı aracın … Besicilik ve Et Ürün.San ve Tic.Ltd.Sti’ ne devredilmesi eylemi ile ilgili olarak şikayetin 1 yıllık süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle İİK’nın 347 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine dair temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez temyiz isteminin reddine karar verildiği ve asıl kararın temyiz edildiği görülmekle, CMK’nun 286/2-d maddesi gereği temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 08/01/2020 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 15/11/2019 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Suç tarihi itibariyle sanıklara isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, şikayet tarihi olan 30/10/2009 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 30/10/2021 tarihinde inceleme sırasında dolmuş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekili ile sanık … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden,… Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15/11/2019 gün ve 2019/2244 Esas, 2019/3541 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan, aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkındaki davanın ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE, 16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.