YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19047
KARAR NO : 2010/14814
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
Sanık …’in, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a-son, 52/2. maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/01/2010 tarihli ve 2009/382 esas, 2010/23 sayılı kararına, sanığın kamu görevlisine karşı işlemiş bulunduğu hakaret suçundan dolayı hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesi gereğince artırım yapılmadığından bahisle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2010 tarihli ve 2010/19 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 05.06.2010 gün ve 36180 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 gün ve 146733 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/01/2010 tarihli ve 2009/382 esas, 2010/23 sayılı kararına itiraz üzerine mercii mahkemece sanığın kamu görevlisine karşı işlemiş bulunduğu hakaret suçundan dolayı hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın hükmün esasına yönelik olduğu, hükmün esasına yönelik bu talebin de esasen temyiz istemi olarak kabul edilmesi gerektiği, keza hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz üzerine merciin sadece 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde sınırlı olarak sayılan suça ve sanığa ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapabileceği, suçun sübutu, artırım maddesinin yapılmamasından doğan hukuka aykırılığı inceleme yetkisinin bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 12. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” 267. maddesinde “Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” 271. maddesinin 1. fıkrasında “Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.” 2. fıkrasında “İtiraz yerinde görülürse, merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” 4. fıkrasında ise “Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları, kesindir; …” hükümleri yer almaktadır.
Yasa yararına bozma konusunda bir karar verilebilmesi için itiraz merciinin yetkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Y.C.G.K.’nun 3.2.2009 tarih ve 2008/250-2009/13 ile aynı tarih ve 2009/13-12 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere itiraz merciinin yetkisi, önüne getirilen ve incelenmesi istenilen itiraz konusu ile sınırlıdır. İncelenen dosyada, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkumiyet hükmünde, sanığa verilen cezanın yasaya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yasa yoluna başvurduğu görülmektedir. Hükmedilen cezanın tür ve miktarındaki hukuka aykırı uygulama, sanık tarafından denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda, C.Y.Y.’nın 231/11 maddesi uyarınca mahkeme tarafından açıklanacak hükmün tabi olduğu yasa yolu incelemesi sırasında denetlenebilecektir. Somut olayda, itiraz merciince incelenecek husus, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu nedenle itiraz merciinin yetkisi, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 231. maddesinde belirtilen suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının varlığını denetlemekten öteye geçemeyecektir. Eylemin, sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği veya suç oluşturup oluşturmadığı, hükmedilen cezanın tür ve miktarı veya artırılması ya da nitelendirmenin isabetli olup olmadığı ve benzeri konulardaki hukuka uygunluk denetiminin itiraz yasa yoluyla yapılması olanaklı değildir. Yasa koyucunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. Maddesini düzenleme amacının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yetki aşımına yol açacak nitelikte geniş kapsamlı bir incelemeye tabi tutulması olmadığı açıktır. Yapılan açıklamalara göre, itiraz merciinin işin esasına girip ceza uygulamasında T.C.Y.’nın 125/4 maddesi hükmünün de dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle verdiği itirazın kabulüne ilişkin kararının, hukuka uygun olmadığı açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık … hakkında Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesince itiraz üzerine kesin nitelikte verilen 25.2.2010 gün ve 2010/19 D.İş sayılı kararın, C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 29.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.