Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1098 E. 2024/344 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1098
KARAR NO : 2024/344
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2020/1029 Değişik iş
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

… Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2020 tarihli ve 2020/1622 Soruşturma, 2020/1738 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden kabulüne ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.05.2020 tarihli ve 2020/1029 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.05.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2021/924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25962 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
5271 sayılı Kanun’un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde yer alan; “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı suçtan zarar görenin itiraz edebileceği, somut olayda … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün, soruşturmaya konu resmi belgenin düzenlemesinde yalan beyan suçundan doğrudan zarar görmediğinden vaki itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine yazılı şekilde karar vermesinde,
Kabule göre de;
… 2. Sulh Ceza Hâkimliğince, eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmiş ise de, esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder…” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi hâlinde, Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına yönelik yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.” denilmektedir.
4. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ’in 4 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının; “(1) Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.
(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alınır.” şeklinde ve aynı Tebliğ’in 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının; “(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”
Şeklinde düzenlemeler içerdiği belirlenmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında konut niteliğindeki yapının tamamı için 29.11.2018 tarihli ve … başvuru numaralı, …belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, belgenin kanunun öngördüğü şekilde tamamen beyana dayalı olarak oluşturulduğu, sonrasında ise gerek yerinde yapılan tespitle, gerekse uydu üzerinden yapılan denetimlerde beyan edilen yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının anlaşıldığından bahisle suç duyurusunda bulunulması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığınca, “…yapı kayıt belgesinin e-Devlet sistemi üzerinden gerekli bilgileri girmek suretiyle kişilerin kendisinin düzenleyebileceği bir belge niteliğinde olduğu, somut olayda, şüphelinin beyanı sonucu görevli tarafından tek başına ispat edici özelliği bulunan bir belge düzenlenmediği, böylelikle atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından…” bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; bu karara … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından itiraz edilmesi üzerine merci … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.05.2020 tarihli ve 2020/1029 Değişik İş sayılı kararı ile “…dosyaya konu yapı ile ilgili olarak yapının 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığının gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilip, şüpheli tarafından başvuru yapılırken yapıya ait fotoğraflar sunulup sunulmadığı araştırılıp eğer sunulmuş ise fotoğrafların başka bir yapıya ait fotoğraflar olup olmadığının tespit edilerek oluşacak delil durumuna göre hukuki durumun tayin ve takdir edilmesinin gerektiği…” denilmek suretiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; şüphelinin üzerine atılı ve 5237 sayılı Kanun’un kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun mağdurunun kamu olduğu, beyanda bulunulan kurumun atılı suç nedeniyle doğrudan zarar görmediği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar konulu tebliğin 10 uncu maddesinde, yalan beyanda bulunan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması görevi verilmesinin ilgili kurumun suçtan zarar gördüğü anlamına gelmeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören sıfatı bulunmayan … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazının sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebinin ilk paragrafında yer alan düşünce yerinde görülmüş, bozma kararının içeriği doğrultusunda kabule göre kısmında belirtilen istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.05.2020 tarihli ve 2020/1029 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.