YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2682
KARAR NO : 2024/381
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/566 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
… Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli ve 2021/190160 Soruşturma, 2021/134367 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.02.2022 tarihli ve 2022/566 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.02.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/27792 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46390 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46390 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı’nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısı’nın 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı’nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki tarafından, şüphelilerin kendisine kilometresi değiştirilmiş araç satarak dolandırdığını belirterek şikâyetçi olması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aracın devralındığı ilgili şirket yetkililerinin dosya kapsamında ifadelerinin alınması, müştekinin beyan ettiği sahibinden.com isimli web sitesinden araca ilişkin satış dokümanlarının istenilmesi, aracın alım satımına ilişkin kayıtlar ve muayenesine ilişkin belgelerin Tüvtürk Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kimin mülkiyetinde kilometresinin ve kaç kilometre düşürüldüğünün tespit edilmesi, ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, sahibinden.com isimli internet sitesinde gördüğü ilan üzerine araç sahibi…Grup Elek. İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu söyleyen Burak isimli kişi ile irtibata geçtiğinin, tarafların yüz yüze görüşmeleri sonrası, aracın ilanda belirtildiği şekilde 76.000 kilometrede olduğunun bildirilmesi ve şikâyetçi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonrasında da bu hususun teyit edilmesi üzerine, … 62. Noterliğinin 02.04.2021 tarihli ve … yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile şirket yetkilisi olan şüpheli … tarafından şikâyetçiye satıldığının, daha sonra yapılan araştırmada TÜVTÜRK araç muayene raporu kayıtlarına göre aracın 07.11.2019 tarihinde 125.535 kilometre olduğunun belirlendiğinin, böylece şüpheliler tarafından şikâyetçiye kilometresi düşürülmüş araç satılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması karşısında; araç sahibi…Grup Elek. İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin devir tarihindeki yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, özellikle şikâyetçinin dilekçesinde isimleri geçen Burak isimli kişi ve …’ın şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, şikâyetçinin ayrıntılı olarak beyanı alınarak, ibraz etmesi halinde dilekçesinde belirttiği mesajlaşmalara ilişkin ekran görüntülerinin dosyaya eklenmesi, sahibinden.com isimli internet sitesinden aracın satışına ilişkin ilana ait bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi, suça konu 06 AAD 324 plaka sayılı aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin ilgili Trafik-Tescil Dairesi’nden celp edilmesi, araca ait tramer kayıtları varsa önceki servis kayıtları ve aracın muayenesine ilişkin belgeler TÜVTÜRK Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın satış tarihi itibarıyla kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre değişikliğinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınmasından sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; “…müştekinin satın aldığı araçla ilgili olarak her türlü araştırmayı yapabileceği, aracın muayeneye getirildiği tarihlerdeki kilometre bilgilerini bir sms ile öğrenebileceği, dosyada mevcut TÜVTÜRK kayıtlarında devir-tescil işlemlerinden önceki muayene raporunda aracın kilometre sayacının düşürüldüğüne dair bilginin de yer aldığı, müştekinin basit araştırma ile satın alacağı araç hakkındaki ayrıntılı bilgi edinebilmesine imkan varken bu araştırmayı yapmadığı, dolayısıyla müştekinin denetleme imkanının tamamen ortadan kaldırılmamış olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, konu ile ilgili olarak müştekinin Hukuk Mahkemelerine dava açabileceği anlaşılmakla…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.02.2022 tarihli ve 2022/566 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.