YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/807
KARAR NO : 2024/342
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/453 E., 2022/44 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2019/453 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası 50 nci, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2022/15982 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156899 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156899 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 155/2. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezalarından, anılan Kanun’un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında yapılan indirim sonunda 4 ay hapis ve 1 gün adli para cezaları yerine 4 ay 1 gün hapis cezasına, bu cezadan da aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu, 3 ay 10 gün hapis ve 1 gün adli para cezaları yerine 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilip, belirlenen bu cezanın da söz konusu Kanun’un 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından paraya çevrilmesi neticesinde 2.000,00 Türk lirası ve 20,00 Türk lirası adli para cezaları yerine, 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı … iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur” hükümleri yer almaktadır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları; “(1)Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi
için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.” ve aynı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” denilmektedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 2/3 oranında indirim yapıldığında 4 ay hapis ve 1 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 4 ay 1 gün hapis cezasına hükmedilmesi sonrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak 3 ay 10 gün hapis ve 1 gün adli para cezasına karar verilmesi yerine, yalnızca 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesini takiben, hapis cezasının günlüğü 20,00 TL’den hesaplanarak 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.12.2022 tarihli ve 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı ilamında yer alan; “…Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 tarih ve 215-259 sayılı, 02.02.2010 tarih ve 236-12 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay, bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmelidir….” şeklindeki açıklamalar ışığında, sanık hakkında kurulan hükmün aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2019/453 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.