Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35270 E. 2023/11108 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35270
KARAR NO : 2023/11108
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/22 E., 2019/51 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde oldukları, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2010 tarihli kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; … eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2017 tarihli kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
4. Katılan vekilinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; … eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
4. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/51 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü madesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraaine,
c. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı fıkrasının son cümlesi, aynı Kanun’un 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 40.540,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın yüklenen suçu işlemediğine, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; sanık … … ve … hakkında eksik araştırma ve inceleme sonucu beraat kararı verildiğine, sanık … hakkında takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Odası Genel Sekreteri olarak görev yapan sanık … ve katılan kurumda şef olarak görev yapmakta iken 14.09.2000 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan sanık …’nun, oda üye kayıtlarında silinti, kazıntı ve eklemeler yaparak sanık … ve 23.05.1994 tarihinde ölen …’ı odaya üye olarak kaydedip bu kayıtlara istinaden katılan kuruma bildirimde bulunmak suretiyle adı geçen kişilere usulsüz Bağ-Kur hizmet süresi kazandırdıkları, iştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’na bağlanan yaşlılık aylığı hesabına esas alınan hizmet süreleri içinde sahte kayda göre oluşturulmuş sigortalılığın bulunmadığı ve sanığın … Odası’na kaydı sonucunda herhangi bir zarar doğmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.
3. Sanık …’nun oda kayıtlarında tahrifat yaptığına ve diğer sanık …’ın eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.
4. Sanık …’ın, … Odası üye kayıt ve genel karar defterlerinde kazıntı ve silinti yaparak …’ı oda üyesi olarak göstermek suretiyle …’a usulsüz hizmet süresi kazandırıp anılan kişinin mirasçılarına haksız şekilde maaş bağlanmasını sağladığı kabul edilerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre, sanık …’nun 14.12.2020 tarihinde, sanık …’nun 25.03.2022 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.1994 yılında ölen …’ın ölümünden 5 yıl sonra yapılan müracaat ile sahte üyelik kaydına istinaden kazanılan hizmet süresi nedeniyle, mirasçılarına, 01.10.1999 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığı bağlandığı ve 22.10.1999 ila 23.11.2006 tarihlerinde dul ve yetim aylığı olarak toplam 24.332,48 TL yersiz ödeme yapıldığı anlaşılan olayda, dosya kapsamına göre, sanığın, sübutu kabul edilen oda üye kayıt defterinde tahrifat yapıp …’ın oda üyesi olarak gösterilmesine yönelik eylemi dışında, …’ın mirasçılarına ölüm aylığı bağlanması ve 22.10.1999 tarihinden 23.11.2006 tarihine kadar dul/yetim aylığı ödenmesi için katılan kuruma yönelik herhangi bir eyleminin veya bu kapsamda başka bir kişinin eylemine iştirakinin bulunduğuna, mirasçılara yapılan ödeme nedeniyle menfaat elde ettiğine ilişkin inkara yönelik savunmasının aksine delil bulunmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine hükmolunması,
2. Kabule göre de;
a. … mirasçılarına 22.10.1999 tarihinden 23.11.2006 tarihine kadar düzenli olarak ödenen dul/yetim maaşından sorumlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. 03.03.2014 tarihli kriminal raporda 19, 20, 21 ve 22 numara ile tanımlanan ve adli emanet memurluğunun 2012/996 sırasında kayıtlı bulunan defterlerin denetime olanak verecek şekilde dosyada içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/51 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.