YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15749
KARAR NO : 2013/25948
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2012/524-2013/339
Dava, 31.10.1975 tarihinin Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi gereği, Türkiye’de sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki belgelerden, davacının, borçlanma öncesinde 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigortalı çalışmalarının bulunduğu; 31.10.1975 – 04.11.1979 tarihleri arasında Almanya’da ev hanımı olarak, 05.11.1979 – 18.07.1984 tarihleri arası Almanya’da çalışmaya dayalı olarak geçen süreyi borçlanıp, borçlanma bedelini ödediği anlaşılmakta; tercüme belgelerde Almanya’da ödediği primleri iade alarak, yurt dışı çalışmalarını tasfiye ettiği belirtilmektedir.
Mahkemece, tespitine karar verilen 31.10.1975 tarihinde rant sigortasına tabi çalışma olmadığı gözetilmediği gibi; rant sigortasına tabi çalışmaların da anılan tasfiye durumu araştırılmadan, Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, Türkiye’deki sigorta başlangıcının 31.10.1975 tarihi olduğuna karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür.
Prim iadesi suretiyle tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerindeki tasfiye edilme hali, söz konusu yurt dışı sürelerinin, 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandırılarak sigortalının sosyal güvenliği bakımından değerlendirilmesinde, aksine bir düzenleme bulunmadığından engel değildir. Ancak tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerin, sigortalılık başlangıcında esas alınabilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında bağıtlanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini belirtmekle birlikte, anılan hükmün uygulanabilirliği, her iki ülke mevzuatına göre dikkate alınabilecek bir sigortalılık süresinin bulunması halinde mümkündür.
Sigortalı hizmetlerin tasfiye edilmesi halinde, tasfiyeye uğramış hizmetlerin sosyal sigorta hukuku açısından geçerliliğini yitirmiş sayılması ve artık her iki ülke mevzuatına göre nazara alınabilecek bir sigortalılık süresi kalmayacağından, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında aktedilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü uyarınca, rant sigortasına giriş tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak sayılması mümkün olmayacaktır.
Mahkemece, davacının 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırıldığı dönemin, sözleşme gereği rant sigortasına (uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) tabi olup-olmadığı belirlenip, tasfiye edilmemiş ve rant sigortasına tabi çalışmanın Türkiye’de sigorta başlangıcı olduğu esas alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.