Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/1705 E. 2023/10903 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1705
KARAR NO : 2023/10903
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/751 E., 2022/560 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2019/751 Esas, 2022/560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 … hapis ve 100 gün karşılığı 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca erteli 5 … hapis ve 33 gün karşılığı 660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında verilen erteleme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.03.07.2013 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından Eğlen-Polateli karayolunda yapılan yol kontrolü esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki 27 AEZ 62 plakalı aracın durdurulduğu, aracın arka bagaj kısmında dışarıdan gözle görünür biçimde kaçak sigara paketlerinin yüklü olduğunun görülmesi üzerine, sanığa araç içerisinde ne olduğu sorulduğunda, sanığın kaçak sigara olduğunu beyan ettiği, önleme araması kararına istinaden saat 17.45 sıralarında yapılan aramada, aracın arka bagaj kısmında açık vaziyette toplam 1100 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.31.07.2013 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, saat 14.30 sıralarında Duruca köyü yolu üzerinde icra edilen devriye faaliyeti esnasında, Kilis istikametine seyir halinde olan sanığın sevk ve idaresindeki 27 AEZ 62 plakalı aracın durdurulduğu, araca dışarıdan bakıldığında şeker çuvallarının olduğunun görüldüğü, sanığa faturasının bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın olmadığını beyan ettiği, bunun üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden saat 15.30 sıralarında yapılan aramada, araç içerisinde 50’şer kilogramlık 61 adet çuval içerisinde toplam 3050 kilogram şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3.Suça konu şekerler için düzenlenen ekspertiz raporunda, şekerin fatura veya benzeri izlenebilirlik kayıtlarına ulaşılamadığı, söz konusu şekerlerin ülkemizde üretimi olmayan kamış şekeri olduğu, yakalanan şekerlerin yasal olmayan yollardan temin edilerek Türkiye Şeker Fabrikalarına ait şeker çuvallarına konarak ağızlarının dikildiği tespit edilmiştir.

4.Dosya kapsamında bulunan Şeker Kurumu raporunda, şeker numunelerinin yasal olmayan yollardan temin edildiği bildirilmiştir.

5.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığı, bozma üzerine yargılama aşamasında ise indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.Sanık hakkında 03.07.2013 tarihli eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 31.07.2013 tarihinde iddianame düzenlendiği, bu tarihle aynı gün olan 31.07.2013 tarihli eylemi nedeniyle de aynı suçtan 24.02.2014 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, suç ve iddianame tarihleri de dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği ve hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda sanığın lehine düşünülmesi gerektiği gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması ve bu itibarla suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin kaçak sigaralar yönünden 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, kaçak şekerler yönünden ise aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen “fikri içtima” hükümleri gereğince eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalacağı cihetle; sanık hakkında belirlenen temel cezalarda teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun’un belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

3.Suça konu kaçak eşyaların, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, yine araç ve eşyaların değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, 03.07.2013 ve 31.07.2013 tarihli eylemlerde aynı nakil aracının kullanıldığı, aracın kaçağa tahsisli olduğu ve iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği gözetilerek, nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,

4.31.07.2013 tarihinde yapılan aramada sanığın sevk ve idaresindeki araçta 3050 kg gümrük kaçağı şeker ele geçirilmesine karşın, kararda bu hususun gümrük kaçağı çay olarak belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,

5.Ele geçen kaçak şekerler yönünden; suça konu kaçak şeker tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2019/751 Esas, 2022/560 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.