YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6894
KARAR NO : 2012/8121
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, destekleri trafik kazasında ölen davacıların manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
a-Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden, davalı sürücülerin tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan davalı …’ın idaresindeki araçta hatır uğruna taşınan desteğin hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi ve davacının desteğe yakınlık derecesi yukarıda gösterilen ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Kararın daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere davacı yararına bozulması gerekmiştir.
b-Davacı, dava edilen manevi tazminattan davalıların kusurları oranında sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Bu halde mahkemece davacı yararına hükmedilecek manevi tazminatın miktarı tespit edildikten sonra bu tazminattan davalıların kusurlarına göre sorumluluğuna karar verilmesi gerekeceğinden, kararın talep gibi karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2a-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.