Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15007 E. 2023/8557 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15007
KARAR NO : 2023/8557
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/253 E., 2016/58 K.
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kolluk kuvvetlerinin olay mahalline gitmesi ile katılan mağdurenin elleri ve ayaklarının bağlı olarak yüz ve kollarında kesiler ile kanlar bulunduğu vaziyette görülmesi ve katılan mağdurenin beyanları karşısında suça sürülenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, suça sürüklenen çocuğun çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, olayın oluş şekli dikkate alındığında, hayatın olağan şartları içerisinde katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuğu kurtarmak için kendini yaralayıp bağlatması iddiasının itibar edilebilir mahiyette olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile on yedi yaşında bulunan katılan mağdurenin olay tarihinden iki üç yıl önce görüşmeye başlayıp zamanla aralarında duygusal mahiyette bir ilişkinin geliştiği, olay günü katılan mağdurenin halasının ikametinde bulunduğu sırada anılan mahalle gelen suça sürüklenen çocuğun arayarak çağırması üzerine katılan mağdurenin adı geçenin yanına gittiği, görüşme sırasında adı geçenlerin taksiye binerek Dört ayaklı minare isimli mevkiye gelip suça sürüklenen çocuğun arkadaşı tanık … isimli şahıs ile buluşup adı geçenin yakınlarına ait ikamete geldikleri, tanık …’ın, adı geçenlere yiyecek malzemelere getirdikten sonra anılan mahalden ayrılması ile suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurenin ikamette birlikte geceyi geçirdikleri, ertesi gün katılan mağdurenin ailesinin adı geçenlerin bulundukları mahalli öğrenmesiyle katılan mağdurenin ailesinin kendisine zarar vermemesi maksadıyla lavaboya giderek bileklerini kesip adı geçenin isteği üzerine kaçırılmış gibi göstermek için suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin el ve ayaklarını bağlayarak ikametten ayrılıp ailesine bulunduğu adresin bilgisini verdiği, katılan mağdurenin ailesi ile kolluk kuvvetlerinin anılan mahalle gitmesi ile el ve ayakları bağlı vaziyette kollarında kesiler içinde bulunduğunun kabulüne dair Mahkemenin gerekçesinde her ne kadar katılan mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanında elleri bağlı iken suça sürüklenen çocuğun el ve yanaklarından öptüğünü, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise rızası hilafına cinsel ilişki yaşandığını beyan etmiş ise de alınan raporda anatomik bakire olduğu anlaşılan katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile kendi rızası ile görüşüp bahse konu ikamete gitmesi, tanık …’ın yemek getirmek için ikamete ara ara uğramasına karşın katılan mağdurenin herhangi bir tepki vermeden elleri bağlı iken kollarını kestiği iddiasının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması gerekçesiyle katılan mağdurenin aşamalarında değişen beyanlarına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocukla rızası dahilinde görüşüp anılan mahalde kaldığının kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiğinin sabit olmadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle beraat hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin kanuni ve yeterli olduğu anlaşılmış, bu kapsamda hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.