YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22216
KARAR NO : 2013/24640
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2011/532-2012/746
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
… 17. İş Mahkemesi’nin 2005/1150 E., 2007/1274 K. sayılı kesinleşen önceki rücu davasında; zararlandırıcı sigorta olayında davalılar %95 oranında kusurlu bulunmuş, davalıların tazmin ile sorumlu oldukları miktar ilk peşin sermaye değerli gelirin (11.623,69 TL’nin) kusur karşılığı 11.042,50 TL olarak belirlenmiş, 3.986,92 TL’nin her iki davalıdan, 4.303,73 TL’nin davalı … Avcı’dan tahsiline karar verilmek suretiyle toplam 8.290,65 TL hüküm altına alınmıştır.
İnceleme konusu 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı Borçlar Kanunu 61 ve 62.mad.) uyarınca, teselsül hükümlerine göre açılan dava yönünden; kesinleşen ilk rücu davasında hüküm altına alınan miktarın mahsubu ile bakiye 2.751,86 TL’nin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının silinerek yerine “1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 2.751,86 TL’nin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 163,46 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 400 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma verilmesine, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 516,44 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı …’na verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 242,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranı dikkate alınarak takdiren 94,38 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin yazılmasına, ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.