Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1855 E. 2023/9804 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1855
KARAR NO : 2023/9804
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/856 E., 2022/454 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.”, aynı maddenin beşinci fıkrasında

“İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.”, üçüncü fıkrasında ise “itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklinde yer alan düzenlemelere göre, Mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak kurulan hükme yönelik sanık dışındaki kişiler tarafından itirazda bulunulması halinde, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki indirimin korunacağı, ancak bu şekilde kurulan hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği anlaşılmakla,

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2013 tarihli ve 2012/217 Esas, 2013/689 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2013 tarihli ve 2012/217 Esas, 2013/689 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2017/5191 Esas, 2019/2372 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözardı edilerek vasıfta hataya düşülmek suretiyle hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/100 Esas,

2019/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/100 Esas, 2019/369 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/5134 Esas, 2020/12442 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun hüküm tarihinden sonra basit yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 6.740,00 TL ve doğrudan hükmedilen 2.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Katılanın basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara yönelik itirazı üzerine, Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/856 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 6.740,00 TL ve doğrudan hükmedilen 2.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2023 tarihli ve 11-2023/21882 sayılı, kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi görüşünü içeren tebliğnamesiyle, dosya Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanık hakkında tayin olunan cezanın yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, suç tarihinde kuyumculuk faaliyeti ile iştigal eden sanığın uzun süredir müşterisi olduğu ve bu süre içerisinde satın aldığı altınları güvenli olduğunu düşünmesi nedeniyle muhafaza etmesi amacıyla emaneten sanığa verdiği, sanığın bu altınları teslim ediliş amacına aykırı olarak mal

edindiği ve katılana iade etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece, sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak kurulan hükme yönelik katılan tarafından itirazda bulunulması üzerine, Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki indirimin korunması suretiyle genel hükümlere göre mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 252 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bu hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmekle, tebliğnamedeki itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesine yönelik düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların belirtilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza olarak hapis cezasının yanında 240 gün adli para cezasına hükmedildikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu miktar üzerinden de 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 150 gün karşılığı 3000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 135 gün karşılığı 2.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/856 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “180 gün”, “135 gün”, “135 gün” ve “2700 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “200 gün”, “150 gün”, “150 gün” ve “3.000,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.