Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/11413 E. 2023/10402 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11413
KARAR NO : 2023/10402
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/5591 Değişik İş
ŞÜPHELİ : Forum Ayakkabı isimli iş yeri yetkilileri
SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/120422 soruşturma sayısında kayıtlı dosya kapsamında yapılan soruşturmada anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2022 tarihli arama ve elkoyma talebinin reddine dair İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 01.07.2022 tarihli ve 2022/5161 Değişik İş sayılı karara karşı yapılan itirazın, merci İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.07.2022 tarihli ve 2022/5591 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41994 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41994 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “… Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 24/03/2022 tarihli ve 2022/2574 Esas, 2022/5937 Karar sayılı ilâmında yer alan, “..aramanın amaçlarından birinin suç delillerini elde etmek olduğu, burada aranılan makul şüphenin ise suçun işlendiğine yönelik değil de, suç

delillerinin elde edilebileceği hususuna ilişkin olduğu nazara alındığında, müşteki firmanın tescilli tasarım hakkına şüpheliler tarafından tecavüz edildiğinin tespitine yönelik olarak yapılan araştırmalara ilişkin tanzim edilen tutanak ve çekilen fotoğraflardan, arama talep edilen yerde suça konu olabilecek eşyaların bulunduğunun tespit edildiği, bu halde olaya ilişkin suç delillerinin tespitine yönelik yeterli ve makul şüphenin mevcut bulunduğu ve iddia olunan ürünlerin taklit mi yoksa orjinal mi olduğunun tespitinin ancak yapılacak arama ve el koyma işlemi sonucunda tespit edilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş,…BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un 116. maddesinde; “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.” şeklinde belirtildiği üzere, aramanın amaçlarından birinin suç delillerini elde etmek olduğu, burada aranılan makul şüphenin ise suçun işlendiğine yönelik değil de, suç delillerinin elde edilebileceği hususuna ilişkin olduğu nazara alındığında;
Somut olayda, suça konu ürünlere ilişkin olarak, İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli, 2022/63 değişik iş ve 2022/64-2 sayılı kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 278 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bilirkişilere tüm dosya kapsamı ve belirtilen adreste inceleme yapmak üzere yetki verilmesine karar verilmesini müteakip sunulan bilirkişi raporunda; ürünlerin işçiliğinin özensiz ve harcıalem yapıldığı, taklit olduğunun değerlendirilebileceği, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği şeklinde görüşlere yer verildiği anlaşılmakla birlikte; müşteki firmanın tescilli tasarım hakkına şüpheliler tarafından tecavüz edildiğinin tespitine yönelik olarak yapılan araştırmalara ilişkin tanzim edilen tutanak ve çekilen fotoğraflardan, arama talep edilen yerde suça konu olabilecek eşyaların bulunduğunun tespit edildiği, bu halde olaya ilişkin suç delillerinin tespitine yönelik yeterli ve makul şüphenin mevcut bulunduğu ve iddia olunan ürünlerin taklit mi yoksa orjinal mi olduğunun tespitinin ancak yapılacak arama ve el koyma işlemi sonucunda tespit edilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir….” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.07.2022 tarihli ve 2022/5591 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.