Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/6350 E. 2024/483 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6350
KARAR NO : 2024/483
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/969 E., 2021/1264 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanık … bakımından – 26.08.2016
Sanık … bakımından – 28.08.2016
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar … Ö. ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/45 Esas, 2021/195 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/969 Esas ve 2021/1264 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.12.2022 tarihli ve hükümlerin bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … A. müdafinin temyiz istemi özet olarak;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için özel kastın bulunması gerektiğine,
2. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
3. Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, bilirkişi raporunun da bu hususu desteklediğine,
4. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren dernek ve sendika üyeliklerinin, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
5. Tanık D.Ö.nin sanık ile ilgili beyanının suç delili içeren bir mahiyetinin bulunmadığına, kovuşturma aşamasında ise sanık ile ilgili hiçbir iddiasının bulunmadığına, ayrıca tanığın beyanının alındığı celsede müdafinin hazır bulundurulmaması suretiyle soru sorma hakkının engellendiğine,
6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi takdirde lehe hükümlerin değerlendirilmesi gerektiğine,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
Sanık … Ö. müdafinin temyiz istemi özet olarak;
8. Savunmaların değerlendirilmemesi suretiyle gerekçesiz, hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde karar verildiğine,
9. Bank … hesabındaki işlemlerin çoğunluklakredi kartı kullanımına ilişkin olduğuna, para alışverişlerinin örgütsel bir ilişki kapsamında gerçekleşmediğine, geliriyle orantılı şekilde talimat dönemlerinde önemli bir artış yaratmayacak nitelikde işlemler yaptığına, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olması ve talimatla hareket etmememesi itibarıyla aynı yöndeki bilirkişi raporuna aykırı olarak aleyhe değerlendirme yapıldığına,
10. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap kayıtlarının, dernek ve sendika üyeliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
11. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için özel kastın bulunması gerektiğine,
12. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
Sanık … B. müdafinin temyiz istemi özet olarak;
13. Başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere uluslararası antlaşmalar ve Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiğine, usule ve esasa aykırı karar verildiğine,
14. Sanığın örgüt liderinin talimatından önce Bank Asyada hesap açtığına ve Bankanın TMSF’ye devrinden sonraki süreçte de aktif şekilde işlemler yaptığına, Halkbank EFT’lerinin maaş hesabından yaptığı aktarımlarla kredi kartı borcunun ödenmesine ilişkin olduğuna, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olması ve talimatla hareket etmememesi itibarıyla aynı yöndeki bilirkişi raporuna aykırı olarak aleyhe değerlendirme yapıldığına,
15. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren dernek ve sendika üyeliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, sanığın söz konusu üyelikleri örgüt talimatıyla gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığına,
16. Sanıktan ele geçirilen materyaller bakımından sempati düzeyini aşmayan ve yasaklı yayın niteliğinde olmayan verilerin suç delili olarak değerlendirilemeyeceğine, kasetler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin reddedildiğine,
17. ByLock sorgu sonuçlarına göre sanığın ByLock kullanıcısı olmadığının sabit olduğuna, tablette bulunan kalıntının dikkate alınmaması gerektiğine, aramanın ne şekilde yapıldığının ve dijital veriye müdahale edilip edilmediğinin belli olmadığına,
18. Delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
19. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için özel kastın bulunması gerektiğine,
20. Sanık hakkında tanık beyanının olmamasına rağmen gerekçede bu delile yer verildiğine,
21. Tanığa soru sorma hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, iddianamede lehe delillerin belirtilmediğine, gerekçeli kararın yasal süresinden sonra dosyaya eklendiğine,
22. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hata dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar … ve … Ö. bakımından;
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması ve sanıkların savunmalarının denetlenmesi bakımından, özellikle Sultan K. isimli şahsın kullandığı değerlendirilen 28211 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanık … Ö. ile ilgili olduğu değerlendirilen yazışma içeriğinin bulunduğu da nazara alındığında, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların duruşmada beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2. Sanık … B. bakımından, sanığın eşi başka dosya sanığı … B. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Dairemizde temyiz incelemesinde bulunan 2022/32997 Esas sayılı dosya ile birlikte aynı … yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY’nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği anlaşıldığından,
Dijital materyal raporu itibarıyla ele geçirilen tabletinde ByLock uygulamasının kalıntıları tespit edilen, ancak ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, özellikle – Dairemizde temyiz incelemesinde bulunan 2022/32997 Esas sayılı dosyanın sanığı olan – sanığın eşi … B.’nin adına kayıtlı GSM numarası üzerinden ByLock IP’lerine bağlandığının tespit edilmiş olması, gerek sanığın gerekse de sanığın eşi … B.’nin kullanımında olabileceği değerlendirilen 214235 ID numaralı ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının hükümden sonra ayrı ayrı her iki dosyaya da gelmiş olması nazara alındığında, her iki dava dosyası arasında hukukî ve fiili irtibat bulunduğu gözetilerek öncelikle dava dosyalarının birleştirilmesi, hükümden sonra dosyaya UYAPsistemi üzerinden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 11.11.2022 tarihli yazısının ekinde – gelen 214235 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, ByLock içerik inceleme ve analiz tutanağının ve UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının kime ait olduğunun somutlaştırılması, var ise beyanda bulunan şahısların duruşmada beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Tüm sanıklar yönünden kabule ve uygulamaya göre de,
Karar başlıklarında suç tarihlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından temadinin kesildiği yakalanma tarihleri olan, sanık … A. yönünden “27.08.2016”, sanık … Ö. yönünden “26.08.2016”, sanık … B. yönünden ise “27.08.2016” şeklinde yazılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/969 Esas ve 2021/1264 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.