Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5428 E. 2023/6380 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5428
KARAR NO : 2023/6380
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

TALEP EDENLER : Davacılar … … ve müşterekleri vekilleri, davacı … mirasçıları vekili, davacı … … mirasçıları vekili, davalı Hazine vekili
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı … mirasçıları vekili, davacı … … mirasçıları vekili, davacılar … … ve müşterekleri vekilleri ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.12.2021 tarihli ve 2021/9884 Esas, 2021/13202 Karar … ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacı … mirasçıları vekili, davacı … … mirasçıları vekili, davacılar … … ve müşterekleri vekilleri ile davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki hüküm Yargıtay tarafından bozulmuş; bozma ilamında özetle; “çekişmeli 635 ve 782 parsel … taşınmazların öncesinde orman iken orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden oldukları ve Hazine adına tespit edildikleri, Mahkemece, hükme esas alınan uzman orman ve fen bilirkişilerinin raporunda, bu taşınmazların kısmen orman tahdit sınırları içinde olduklarının ve tahdit içinde kalan bölümlerinin orman sınırları dışına çıkarıldığının belirtildiği, ancak bu belirlemenin önceki keşiflerde alınan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olmadığı gibi kadastro tutanakların edinme sebeplerinin de alınan bilirkişi raporlarıyla da çeliştiği halde bu çelişkiler yöntemince giderilmeden karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı açıklanarak; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde üç kişilik orman bilirkişi heyeti ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, bu taşınmazların öncesinin ne olduğu ve hangi sınırlarla orman dışına çıkarıldıkları hususunda çelişkileri giderir ayrıntılı rapor alınması; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar … … ve … mirasçıların davalarının reddine, çekişmeli 635 ve 782 … parsel … taşınmazların kadastro tutanağındaki tespit gibi tesciline, 635 parsel … taşınmazın içerisinde yer alan 70 adet zeytin ve 2 adet armut ağacının muhdesat olarak davacı … … mirasçıları adına tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm davacı … mirasçıları vekili, davacı … … mirasçıları vekili, davacılar … … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 30.12.2021 tarihli ve 2021/9884 Esas, 2021/13202 Karar … ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. … bu onama ilamına karşı davacılar … … ve müşterekleri vekilleri, davacı … mirasçıları vekili, davacı … … mirasçıları vekili, davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, davaya konu 782 parsel … taşınmazın 23/01/2018 havale tarihli müşterek orman bilirkişi raporunda 2/B çalışması ile orman tahdidi dışına çıkarıldığı, bir kısmının nitelikli orman olduğu; 635 … parselin çevresinin ormanla bütünlük oluşturduğu, 2/B uygulaması ile orman dışına çıkarıldığı görüşe bildirilmiş zilyetlik koşullarının sağlanmış olduğu kabul edilmiş olsa bile 6831 … Orman Kanunu’nun 1. maddesi hükmünce 635 … parsele ilişkin yer orman sayılmamakla birlikte tasarruf ve kullanım durumu orman bütünlüğünü bozacağı orman sayılmayan orman içi boşlukların olağanüstü zamanaşımı veya başka bir yoldan kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacılar … … ve … mirasçılarının davanın reddine karar verilmiş ise de öncelikle; davacılar … … ve müştereklerinin davaları hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz olduğu gibi yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
1. Davacılar … … ve müşterekleri tarafından tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açtmış, diğer davacıların açtıkları davalar ile birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonucunda, mahkemece 13.03.2015 tarihli karar ile davalarının reddine karar verilmiş, adı geçen davacılar tarafından diğer davacılar ile birlikte hüküm temyiz edilmiş, yukarıda özetlenen bozma ilamında tüm temyiz itirazları kabul edilerek 635 ve 782 parsel … taşınmaz hakkındaki hüküm araştırma ve incelemeye yönelik olarak bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen Mahkemece; diğer davacıların isimleri yazılmak suretiyle davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmesine karşın, davacılar … … ve müştereklerinin davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
2. Önceki tarihli hükme ilişkin -ilk paragrafta özetlendiği üzere- bozma ilamında; özellikle bilirkişi raporları arasında çelişkilerin bulunduğu belirtilerek yeniden keşif yapılması ve çelişkileri giderir şekilde 3 kişilik orman bilirkişi kurulundan rapor alınması gereğine değinilmiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur.
A. 635 parsel … taşınmaz yönüyle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede seri bazda yapılan ve 1967 yılında kesinleşen orman tahdit çalışması ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uygulaması bulunmaktadır. 1989 yılında yapılan tesis kadastrosu ile taşınmazın; orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde davacı … …’in zilyetliğinde olduğu gösterilmiştir.
Yapılan keşif üzerine orman nilirkişisi … … tarafından verilen 11.04.2003 tarihli raporda taşınmazın (C) ile gösterdiği bölümünün öncesi orman olmayan tarım arazisi, (A) ile gösterdiği bölümünün öncesinin orman olup 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu, (B) bölümünün ise orman sayılan yer olduğu bildirilmiş,
2010 yılında yapılan keşif üzerine orman bilirkişisi … tarafından düzenlenen 30.04.2010 tarihli raporda ise; (A) ile gösterilen bölümünün orman sınrarı içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer, (B) ile gösterilen bölümünün ise orman tahdit sınırları dışına kalan yer olduğu (ilk verilen rapordan konum ve miktar olarak tamamen farklı alanlar gösterilmek suretiyle) bildirilmiştir.
Bozma üzerine mahkemece yapılan keşif sonucunda 23.01.2018 tarihli orman mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından verilen 23.01.2018 tarihli raporun 2. Sayfasında 635 parselin tamamının kesinleşmiş orman tahditine göre A-27 ve A/28 noktalarını birleştiren kapalı poligon içinde orman içi açıklık olarak tahdit edildiğini belirtmiş, 4. Sayfasında “teknik değerlendirme ve sonuç başlığı” altında ise; taşınmazın bir kısmının orman içi açıklık olduğu, diğer bölümünün ise 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu bildirilmiş, ekinde bulunan orman tahdit haritası ile tesis paftasının çakıştırılması ile oluşturulan haritada da 635 parsel (A) ve (B) harfleriyle olacak şekilde gösterilmiş (raporda bu kısımların yüzölçümlerinin ne kadar olduğu hususunda bir ibare yada hesaplamaya rastlanılmamıştır), taşınmazın en eski hava fotoğraflarında nasıl göründüğüne dair bir inceleme yapılmamış, 1972 tarihli hava fotoğrafı ile 1978 tarihli memleket haritası üzerinde gösterilmekle yetinilmiştir.
Bu haliyle bozma üzerine yapılan keşif ve alınan bilirkişi kurul raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu, kendi içinde çeliştiği gibi önceki raporlar ile arasında oluşan çelişkileri giderecek şekilde bir açıklama da yapılmamıştır.
B. 782 parsel … taşınmaz yönüyle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede seri bazda yapılan ve 1967 yılında kesinleşen orman tahdit çalışması ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uygulaması bulunmaktadır. 1989 yılında yapılan tesis kadastrosu ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde …’in zilyetliğinde bulunduğu üzerindeki evlerin …, … ve …”e ait olduğu gösterilmiştir.
Yapılan keşif üzerine orman bilirkişisi … … tarafından verilen 14.01.2003 havale tarihli raporda taşınmazın (A) ile gösterdiği bölümünün öncesi orman olmayan tarım arazisi, (B) ile gösterdiği bölümünün öncesinin orman olup 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu bildirilmiş,
2010 yılında yapılan keşif üzerine orman bilirkişisi … tarafından düzenlenen 30.04.2010 tarihli raporda ise; (A) ile gösterilen bölümünün orman sınırları içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer, (B) ile gösterilen bölümünün ise orman tahdit sınırları dışına kalan yer olduğu (ilk verilen rapor ile benzer şekilde ise de yüzölçümleri farklı gösterilmek suretiyle) bildirilmiştir.
Bozma üzerine mahkemece yapılan keşif sonucunda 23.01.2018 tarihli orman mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından verilen 23.01.2018 tarihli raporun 3. Sayfasında taşınmazın (A) ile gösterilen 9364,27 m2 yüzölçümündeki bölümünün 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu, (B) ile gösterilen 366,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman içi ve eylemli orman olduğu bildirilmiş, ekinde bulunan orman tahdit haritası ile tesis paftasının çakıştırılması ile oluşturulan haritada da ise 782 parselin bir kısmı sarı alan (orman tahtidi dışında) bir kısımı orman sınırları dışına çıkartılan bölümde bir kısmı da orman tahtidi içinde kalacak şekilde gösterilmiş, taşınmazın en eski hava fotoğraflarında nasıl göründüğüne dair bir inceleme yapılmamış, 1972 tarihli hava fotoğrafı ile 1978 tarihli memleket haritası üzerinde gösterilmekle yetinilmiştir.
Bu haliyle bozma üzerine yapılan keşif ve alınan bilirkişi kurul raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu, kendi içinde çeliştiği gibi önceki raporlar ile arasında oluşan çelişkileri giderecek şekilde açıklama da yapılmamıştır.
3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ve önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dosya arasına getirtilecek en eski tarihli dahil olmak üzere tüm hava fotoğrafları ve bunlar esas alınarak oluşturan memleket haritaları ile komşu parsel tutanak ve dayanakları dikkate alınmak, komşu taşınmazlar hakkında hükmen verilmiş mahkeme kararlarının ve dayanağı raporlarının da getirtilerek, tüm belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları rapor ekinde dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal – renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (… veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; tüm hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yaptırılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli, bütün bu konuları duraksamaya yer vermeyecek şekilde kapsayan, önceki bilirkişi raporları ile arada oluşacak çelişkileri de giderir şekilde ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman içi açıklık olup olmadığı, tapu kaydına yada zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, bundan bir hüküm kurulmalıdır.
4. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacılar … … ve müştereklerinin davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi dahi isabetsiz olup tüm temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tüm karar düzeltme taleplerinin, 6100 … HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 … HUMK’un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Dairenin 30.12.2021 tarihli ve 2021/9884 Esas, 2021/13202 Karar … onama ilamının ortadan kaldırılarak Yerel mahkeme hükmünün 6100 … HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 … HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyenlere ayrı ayrı iadesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
M.E./Karşılaştırıldı.