Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3330 E. 2023/6967 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3330
KARAR NO : 2023/6967
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/798 Esas, 2022/39 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/30 E., 2018/315 K.

Taraflar arasındaki marka ile ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “…” ibareli markaların bulunduğunu, markaların kapsamlarında 05. ve 29. sınıf malların yer aldığını, davalı gerçek kişinin “…” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, davalının, müvekkili markalarının tanınmışlığından, yaygın dağıtım, pazarlama ağı, reklam ve tanıtımlarından yararlanacağını, marka kapsamlarının da benzer bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2017-M-9661 sayılı kararın iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait “…” ibareli markalar ile dava konusu “…” ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan “çerez” kelimesinin günlük hayatta ve ticari hayatta herkesçe bilinen ve kullanılan bir marka olması nedeni ile zayıf marka konumunda olduğu, başvuru markasının çerez ibaresine eklenen “yee” ibaresi ile davacı markalarından farklılaştığı, davacıya ait “…” ibareli markaların kapsamındaki mallar bakımından tanınmış olduğu ve kötü niyet iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek ve iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğunu, dava konu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkiline ait markaları oluşturan ibarelerin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında; başvuru kapsamında 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, sayılan hizmetler dışında dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler bakımından ise iltibas koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2017-M-9661 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alındığını, Kurum kararının tümden iptalinin gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinin bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, çerez kelimesinin zayıf marka niteliği taşıdığını, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.