Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7800 E. 2023/6280 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7800
KARAR NO : 2023/6280
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 109 ada 35 parsel … 7.689,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 … Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmazın tamamı 09.01.2017 tarihinde 6292 … Kanun uyarınca satış yoluyla tapuda kayden … adına intikal ettirilmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … İlçesi … Mahallesi … Yolu mevkii 109 ada 35 parselin 23.05.2010 tarihinde yapılan kadastro tespit çalışmalarında gerçek sınırlar üzerinden ölçümünün yapılmadığını, davacının mevcut tapusu üzerinden aplikasyonla önceki sınırı ile belirlenen sınır arasında fark olduğunun anlaşıldığını, nizalı taşınmazın davacı tarafından kısmen …’tan, kısmen de … ve … …’tan 1994-1995 yıllarında satın alındığını, o tarihte tel örgülerle çevrili sınırın halen aynı şekilde tasarruf edildiğini beyanla, 109 ada 35 parselin davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacıya ait kısmın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde satılan taşınmazların bedelinin iadesine karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesinde 2.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açılan davanın, bilirkişi raporuna göre belirlenen 122.028,18 TL üzerinden ıslahına ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına hükmolunmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaları kabul etmemekle birlikte davalının satın almasının zilyetliğinden devri suretiyle 1994-1995 yıllarından önce olduğunu, davalının 15.438 m² yer satın aldığını, 109 ada 35 parselde 7.689.09 m², 109 ada 34 parselde 4.694.03 m² olmak üzere toplamda 12.383.12 m² tapu verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalıya ait taşınmazların sınırını, yaklaşık 20 yıldır keşifte de mevcut tel örgünün oluşturduğu, dava konusu edilen bölümün davacının kullanımında olmasına rağmen kullanım kadastrosu sonucu yapılan tespitler sonrası ihale ile davalıya satıldığı anlaşılmakla, çapa bağlanmış taşınmazı satın alan davalının bu durumu bildiği/bilebilecek durumda olduğu değerlendirilmekle, satış tarihinin dava tarihine yakın olduğu da nazara alınarak oluşa uygun, denetime elverişli 09.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar olunarak, terditli açılan davada davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne, 122.028,18 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 2/B parsel sınırlarının hatalı aplikesi nedeniyle davacının mevcut sınırı ile önceki sınırı arasında fark olduğunu, parsellerde kayma oluştuğunu, gıyapda yapılan tespitlerden haberdar olunmadığından itiraz edilemediğini, davacının 1994-1995 yıllarında satın alma suretiyle tasarrufta bulunduğunu, halen sınırlarının sabit olduğunu, keşfen dinlenen tanıklar ile de iddianın ispat edildiğini, yine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/192 esas ve 2017/184 esas … dosyalarla hatalı tespit nedeniyle yan parsellere kaydedilen kısımların da davacı adına tescilinin sağlandığını, buna karşın inceleme konusu davada tapu iptali ve tescil talebinin reddinin doğru olmadığını, terditli tazminat talebi bakımından ise bilirkişi raporunda belirtilen ve gerçek değerden çok daha düşük bir bedel ile tazmine hükmedilmesinin de hakkaniyetli olmadığını, değerin daha yüksek olduğunu, yeni rapor alınarak gerçek değerin saptanması gerektiğini bildirerek, kararın kaldırılmasına, 109 ada 35 parselin dava konusu kısımlarının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde güncel ve gerçek değerinin tespiti ile buna göre tazmine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedelin tahsiline karar verildiğini, tapu iptali ve tescil davasında bilirkişi raporuyla belirlenen değer üzerinden harcın tamamlandığını, davacının ıslah ile dava dilekçesini tapu iptali ve tescil olarak hasrettiğini, dava tarihi itibariyle dava konusu yerin satılmış olduğunu, zilyetlik iddiasıyla kullanıcı şerhine ilişkin davaların satış tarihinden önce Hazine ve kullanıcı olarak tespit edilen kişi aleyhine açılması gerektiğini, davalının tapusunun 6292 … yasa gereği satışla oluştuğunu, tapu iptali ve tescil davasının reddinin doğru olduğunu, davalının zilyetliğinin dahi davacının iddia ettiği 1994-1995’ten önce olduğunu, talebin tümden reddi gerekirken talep aşılarak karar verilmesinin yerinde olmadığını bildirerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazine’nin mülkiyetinden çıkıp 3 üncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığını, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe, tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına göre ve aynın istenemeyeceği yerde bedelinin tazmininin de mümkün olmadığına göre, yerel mahkemece anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgı ile terditli bedel isteğine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda kadastro ölçüm çalışmalarının davacının gıyabında yapıldığını, davacının haberi olmadığını ve bu nedenle yasal süresi içerisinde itiraz edemediğini, kadastro ölçümünün gerçek sınırlar üzerinden yapılmadığını, sınır parsellerde kayma gerçekleştiğini, davacının dava konusu taşınmazın bir kısmını …’tan, bir kısmını da … … ve … …’tan 1994 ve 1995 yıllarında satın aldığını, satın aldığı vakitte hali hazırda taşınmazın sınırları tel örgülerle çevrili olup söz konusu tel örgülerin halen aynı şekilde komşu parsellerle olan sınırları belirleyip sabit sınır niteliğinde olduğunu, keşif tutanağı, keşif sırasında dinlenen tanıkların beyanları ve bilirkişi raporunda da görüleceği üzere tel örgülerin parseller arasındaki sınırları belirleyici nitelikte olup taşınmazların maliklerinin de taşınmazı kullanırken bu tel örgüyü sınır kabul ederek yıllarca kullanımlarını gerçekleştirdiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili kadastro esnasında yapılan hata nedeni ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/192 E. … dosyası ile 2017/184 E. … dosyasından verilen kararlarda hatalı tespit nedeniyle yan parsellere kaydedilen kısımların davacı adına tescil edildiğini, aynı ada ve parselde bulunan hatalar düzeltilerek davacı adına tescili yapılmışken, mevcut dava dosyasında talebin reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, … İli … İlçesi … Mahallesi … Yolu Mevkii 109 ada 35 parsel … taşınmazdaki davalı adına kayıtlı bulunan ancak gerçekte sabit sınırla da davacıya ait olduğu konusunda şüphe olmayan kısımların iptaline ve davacı adına tescil edilmesine, bu mümkün değilse kararın bozularak güncel değer üzerinden yeniden bilirkişi marifetiyle gerçek değerinin hesaplanmasına ve bu doğrultuda tazminine karar verilmesine ve zilyetlik tespitinin yapılmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve 6292 … yasa gereği satışı yapılan taşınmazın, satın alma nedenine dayanılarak tapu kaydının iptali ile tescili, aksi halde bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.