Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/8608 E. 2012/11602 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8608
KARAR NO : 2012/11602
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı…tarafından, davalı … aleyhine 20/04/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki tersimat hatası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın devletin kusursuz sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa’nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesinin istenmesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Gölyaka İlçesinde satın aldığı 319. no’lu parselin tapuda yazan yüzölçümü miktarı ile gerçekteki miktarı arasında farklılık bulunduğunun anlaşıldığını, aradaki farktan dolayı uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının gerçekte satın alma niyeti olmuş olsa idi, burayı almadan önce ölçtürmesinin mümkün olduğu, satışın aile içindeki bir devirden ibaret olduğu, yapılan yargılamada bu yeri hisseli olarak satın aldığı, eşiyle beraber kullandığı, gerçekte bir satış olmadığından davanın kötüniyetle açıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kadastronun amacı, taşınmazın tespit günündeki geometrik ve hukuki durumunu belirlemek olup harita ve krokisi bulunan tapuda kayıtlı arazilerin yüzölçümleri Medeni Kanunun 719. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri gereğince belirlenir. Tapu sicinde çaplı olarak kayıtlı bulunan taşınmazlar, çapa bağlı yüzölçümleri ile geçerlidir. Satın aldığı çaplı taşınmazın kaç metrekare olduğunu kullandığı zeminin durumundan, taşınmazın çap örneğinden her zaman bilebilecek durumda olan davacı, taşınmazın yüzölçümünün maddi yanılgı nedeniyle yanlış yazılmış olması nedeni ile zarara uğradığını ileri sürerek, Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince Devletin sorumlu tutulmasını isteyemez.
Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek, davanın yukardaki gerekçe ile reddedilmesi gerekirken, yapılan satışın aile içi bir devir olduğu, gerçekte bir satış olmadığı ve Hazineyi zor durumda bırakmak için dava açıldığı gerekçeleriyle reddedilmesi doğru değil ise de; mahkemenin kararı sonuç olarak doğrudur. Bu nedenle HUMK 438/9 maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle mahkemenin gerekçesinin değiştirilmesine ve bu açıdan davacının temyiz itirazlarının reddedilerek kararın bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.