Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/21877 E. 2024/803 K. 23.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21877
KARAR NO : 2024/803
KARAR TARİHİ : 23.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR SAYISI : 2015/835 E., 2016/109 K.
SUÇLAR : Çevrenin kasten kirletilmesi
KARAR : Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yerel Mahkemece kurulan hüküm sonrası verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin yukarıda sayısı belirtilen 17.02.2016 tarihli kararıyla sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ek kararıyla suçtan zarar göre vekilinin temyiz başvurusu hakkında, “”temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteğinin, suçtan zarar görene de kanun yoluna başvurma hakkı tanındığı bu nedenle mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olmadığı, asıl kararın kesinleşmediği zira kendilerine tebligat yapılmadığı, keşiften haberdar olmadıkları, katılma taleplerinin bulunmamasının keşiften haberdar edilmeye engel olmadığı, mahkemece davanın esası yönünden verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle ek kararın kaldırılarak asıl kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Suçtan zarar gören kurumun usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmesine karşın, yöntemince kamu davasına katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan suçtan zarar gören ve vekilinin aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın resen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, suçtan zarar gören vekilinin ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ek kararında, suçtan zarar gören vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.