YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10088
KARAR NO : 2023/8706
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/79 E., 2022/282 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında basamak satın alan davacının alması gereken yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının basamak satın alarak basamak yükselttiğini, farkları ödediğini ve ardından 20 nci basamaktan emekli olduğunu, maaşının çok düşük olduğunu, müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davacının 20 nci basamaktan emekli olduğunun tespitine, eksik ödenen maaşlardan 500.00 TL.’nin dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin ilk bozma öncesi verdiği ilk kararı ile 4957 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2 nci madde sigortalılara bulundukları basamaktan itibaren en fazla 12 basamak alma hakkını tanımıştır. Davacı gerek 01.01.2000 öncesi ve gerekse bu tarih sonrası sigortalı aylığının belirlenmesi A aylığı ve tahsis tarihindeki aylığın belirlenmesi B aylığı toplamlarından ibarettir. Kişinin satın aldığı basamaktan geriye doğru satın alma tarihine göre intibak yapmak ve böylece 31.12.1999 tarihindeki basamağının satın alınan basamağa göre belirleyerek A aylığını hesaplamak gerekmektedir. B Aylığına esas ağırlık ortalaması bulunurken de gerek fiilen ödenen primler gerekse basamak satın almak için ödenen primler ayrı ayrı ağırlıklı ortalama hesabına tutularak bulunacak her iki ağırlı ortalamanın toplamı B aylığına esas ağırlıklı ortalama olarak kabul edilip hesaplama yapılması gerekmektedir. Davacının basamağının belirlenmesi ve aylık miktarının hesaplanması için dosya bilirkişiye verilmiş, alınan 12.10.2009 tarihli bilirkişi raporu ve 22.11.2010 tarihli bilirkişi raporu tarafların iddia ve savunmalarını irdeler mahiyette ve dosya kapsamına uygun bulunmakla davanın kabulüne, davacının Şubat 2009 aylığının ek ödeme hariç çıplak 1.129,46 TL. olduğu ve Mart 2009 dahil bu aylık esas alınarak ödemenin yapılması gerektiği ve bu aylığa zamların uygulanarak yeni dönem aylıkların belirlenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin bozma ilamında özetle; dosyadaki delillerden, davacının Bağ-Kur sigortalısı iken 1479 sayılı Kanun’a 4956 sayılı Kanun ile getirilen geçici 2 nci madde hükmü çerçevesinde 11 inci basamaktan 19 uncu basamağa yükseltme talebinde bulunduğu, bu talebinin davalı Kurumca kabul edildiği, davacının idarenin talep ettiği parayı eksiksiz ödediği, ancak idarece bağlanan yaşlılık aylığının az olduğunu iddia ederek Kuruma itiraz ettiği, fakat bu itirazının reddedildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 4447 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11 inci maddesidir. 1479 sayılı Kanun’un geçici 11 inci maddesinde; 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11 inci maddede “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanun’un yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile
b) Sigortalının, bu Kanun’un yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanun’un 36 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanun’un yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu Kanun’un 36 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasına göre artırılır. 2 nci fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanun’un yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanun’un yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya bağlanacak yaşlılık aylığı da geçici 11 inci maddede belirtilen (a) ve (b) aylığından oluşmaktadır. Mahkemece, davacıya Şubat 2009 tarihi itibari ile bağlanması gereken yaşlılık aylığının (SGDP, ek ödeme ve SYZ hariç) 1.129,46 TL olduğuna ve buna göre dava tarihi itibari ile fark alacağı 3.390,80 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin 2011/3577 E., 2012/11818 K. sayılı 21.06.2012 tarihli kararı ile davalı Kurum Genel Müdürlüğünden, davacının satın alarak bulunduğu en son basamaktan geriye doğru intibakı ile 31.12.1999 tarihinde bulunması gereken olası basamak dikkate alınarak tahsis tarihi itibari ile bağlanabilecek (a) ve (b) aylıklarını gösterecek şekilde toplam aylığının hesaplanması, ayrıca dava tarihi olan 17.02.2009 tarihine kadar Kurumca ödenen aylıklar ile basamak intibakı ile hesaplanacak aylıklar arasındaki farkları ayrıntılı olarak belirlemesi istenerek alınacak Kurum cevabından sonra gönderilmek üzere dosya Mahalli Mahkemesine geri çevrilmiştir.
Davalı Kurum 05.06.2013 tarihli cevabi yazısında, basamak intibakının yapılarak 2007 yılı Ekim ayından itibaren ödenecek şekilde yeniden aylık hesaplamaları yapıldığını, 13.08.2012 tarihli ve 14397800 sayılı ile Genel Müdürlük Basamak İntibakı Genelgesine göre maaşı 2 karar olarak güncellenmiş olup 9.111,94 TL birikmiş aylığının bulunduğu ve maaşının da 1.384,00 TL olduğu bildirilmiş olup davacının aylık başlangıç tarihindeki yaşlılık aylığı tutarının (2007 yılı 10 uncu ayı) 914,71 TL (SYZ ve ek ödeme hariç) olacağını bildirmiştir.
Yapılacak iş davalı Kurum 05.06.2013 tarihli yazısında basamak intibakı yaptığını bildirdiğinden, davacıya davalı Kurum tarafından yapılan ödemeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde ve maaş farklarının da Kurum tarafından davacıya ödenmesi halinde dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmak, kabul etmemesi halinde ise Kurumdan davacının emekli maaş hesaplamasına ilişkin ayrıntılı evrakların getirtilip, Kurum işleminin irdelenmesiyle Kurum işleminde hata bulunup bulunmadığı, var ise hatanın neden kaynaklandığı açıkca izah edilecek denetime elverişli bilirkişi raporu alarak talep ve müktesep hak kuralları gözönünde tutularak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir denilerek, karar bozulmuştur.
B. Mahkemenin İlk Bozmaya Karşı Direnilmesine Dair Verdiği Karar
Mahkemenin ilk bozma sonrasında verdiği ikinci kararı ile ilk kararda, davacının Şubat 2009 aylığının ek ödeme hariç çıplak 1.129,46 TL olduğu ve Mart 2009 dahil bu aylık esas alınarak ödemenin yapılması gerektiği ve bu aylığa zamların uygulanarak yeni dönem aylıkların belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verildiği, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesinde ise davalı Kurumun 13.08.2012 tarihli, 14397800 sayılı Genel Müdürlük Genelgesine göre maaşının güncellendiği ve ödeme yapıldığı anlaşıldığından davacının ödemeyi kabul edip etmediğinin sorulması nedeniyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili müvekkiline davalı Kurum Genel Müdürlüğünün Genelgesine göre intibak yapıldığını, müvekkiline ödemelerde bulunduğunu ancak bu ödemelerin Mahkemenin 02.02.2011 tarihindeki kararından sonra yapıldığından Kurumun yaptığı bu işlemin infaz niteliğinde olduğunu, bu tarihten sonraki her türlü tamim, genelge, ödemenin ancak Mahkeme kararının yerine getirilmesinden ibaret olduğunu belirtmiş, Mahkememizce Mahkeme kararından sonra yayınlanacak tamimler, yapılan ödemeler hakkı ortadan kaldıramayacağından ve verilen karar etkisiz hale getirilemeyeceğinden önceki kararda direnilmesine davanın kabulüne, davacının Şubat 2009 aylığının ek ödeme hariç çıplak 1.129,46 TL. olduğu ve Mart 2009 dahil bu aylık esas alınarak ödemenin yapılması gerektiği ve bu aylığa zamların uygulanarak yeni dönem aylıkların belirlenmesi gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulunca verilen Karar
1.Mahkemenin ikinci kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulunun verdiği karar ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır, denilerek karar ikinci kez bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka ödeme bilgilerine ve SGK Başkanlığı’nın 13.03.2021 tarihli cevabi yazısına göre davacının 05.09.2007 tarihli tahsis talebi üzerine 20 nci basamak üzerinden davacıya 01.10.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 17.03.2008 tarihli dilekçe ile Kuruma itiraz ettiği ve emekli aylığının düşük olduğu itirazında bulunduğu, 10.08.2012 tarihinde yapılan basamak intibak ikinci karar işlemiyle 26.08.2012 tarihinde 9.111,94 TL birikmiş aylığın davacının banka hesabına yatırıldığı ve 2012 yılı 8 inci ayına ait maaşın 1.384,00 TL olarak sisteme yüklendiği, ilk aylık tarihi olan 2007 yılı 10 uncu ay maaşının 914,71 TL (SYZ ve Ek ödeme hariç) olarak güncellendiği, biriken aylıkların davacıya ait banka hesabına ödendiği, davacı vekilinin 05.07.2018 tarihli celsede ve direnme kararından önce buna ilişkin beyanda bulunduğu, yine davacı vekili tarafından 22.04.2022 tarihli dilekçe verdiği banka ödemelerine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay ilamından sonra alınan bilirkişi raporları ve banka ödeme kayıtları kapsamında açılan davanın haklı olduğu değerlendirilmiş, davacının 2009 yılı Şubat ayı maaşının ek ödemeler hariç 1.129,46 TL olduğu ve Mart 2009 dahil bu aylık esas alınarak ödeme yapılması gerektiğinin ve bu aylığa zamların uygulanarak yeni dönem aylıklarının belirlenmesi gerektiğinin tespitine, yargılama aşamasında davalı Kurum tarafından 2009 Şubat ayına kadarki dönem için 2.903,57 TL ödeme yapıldığından, bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına, bakiye 487,23 TL nin 17.02.2009 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Kurumu Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan aylığın miktarının ne olması gerektiği ile kurumca yapılan ödeme sonrasında dava konusunun devam edip etmediği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
3.Eldeki davada ise uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hakkın gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakta olup davalı Kurumca yapılan ikinci karar sonrası oluşan farkların ödenmesi nedeniyle bu ödeme ve fark aylık ile aylık hesabına ilişkin verilerin getirtilmesi, davacı vekilinin bozma sonrası verdiği beyan da dikkate alınarak, bozma öncesi verilen kararın temyiz edilmemesi nedeniyle davalı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeli ve davacı bakımından basamak intibakı ile bağlanmış olan aylığın yükseltilmesi ile aylığın miktarı bakımından itirazın olmadığı dikkate alınmalı, buna göre bu istem hakkındaki davanın konusunun devam etmeyeceği gözetilmeli, bu kapsamda ise sadece faiz istemi bakımından bir hesap raporu aldırılmalı, aylık hesabı bakımından ise Kurum verilerini de irdeleyecek şekilde bir hesap raporu aldırılmalı ve bu raporda davacının basamak satın almayan ve basamak satın alma sonucu intibak ettirilerek elde ettiği basamaklarda fiilen bulunan (basamaklarda bekleme süreleri de aynı olan) sigortalılara bağlanacak aylık tutarını geçemeyeceği de gözetilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.