YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4087
KARAR NO : 2012/5834
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 05/11/2007 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, kasten adam öldürme nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; Bir kısım davacıların oğulları, bir kısım davacıların kardeşleri olan … davalı tarafından tüfekle vurularak öldürülmüştür. Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesi Davalı … hakkında ceza ehliyetine sahip olmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Olayın oluş biçimi, davacıların ölene yakınlığı ile yukarıda açıklanan ilkeler ve BK’nun 54. maddesi gözetildiğinde davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.