YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/29736
KARAR NO : 2010/1861
KARAR TARİHİ : 10.02.2010
Yedieminlik görevini suistimal suçundan sanık … …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı İcra ve iflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 93. maddesi ile eklenen 336/a maddesi uyarınca 2 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 29/12/2904 tarihli ve 2004/62-106 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip infazı sırasında, 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesi ile 2004 sayılı Kanun’un 336/a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle 29/12/2004 tarihli ve 2004/62-106 sayılı mahkumiyet hükmünün iptali ile sanığın beraatine ilişkin aynı mahkemenin 20/06/2005 tarihli ve 2004/62-106 sayılı ek kararının temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 08/06/2006 tarihli ve 2006/12817-4267 sayılı ilamıyla atılı suçun düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinin 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde düzenlendiği, suç olmaktan çıkarılmadığı, mahkemece durma kararı verilerek iddianame düzenlenmesi için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdii gerekirken sanığın beraatine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, 5237 sayılı Kanun’un 289. maddesi gereğince iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdiine dair anılan mahkemenin 04/10/2006 tarihli ve 2006/115-155 sayılı kararı üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2007 tarihli ve 2006/2240 soruşturma, 2007/75 esas ve 2007/1 sayılı iddianamesi ile adı geçenin atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda 5237 sayılı Kanun’un sanığın lehine olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın … Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair aynı mahkemenin 14/03/2007 tarihli ve 2007/63-172 sayılı kararı ile dosyanın gönderildiği … Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289, 62, 50/1 -a, 52/1. maddeleri uyarınca 1580 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2008 tarihli ve 2007/118 esas, 2008/332 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 21.07.2009 gün ve 40748 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve 185811 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre;
1- Yedieminlik görevini suistimal suçunun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde 2 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılması şeklinde belirlenmişken, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesi ile 2004 sayılı Kanun’un 336/a maddesinin yürürlükten kaldırılması ile birlikte aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde düzenlendiği ve eylemin yaptırımının 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası olarak öngörüldüğü, öte yandan yine 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Kanun ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7/1. maddesine göre; “Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür.” hükmüyle, 5237 sayılı Kanun’un “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi dikkate alındığında, 5349 sayılı Kanun ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7/1. maddesi sanık lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1. cümlesiyle 5237 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddelerine göre yaptırımın idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kayden 20/11/1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 29/07/2004 tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde, karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Sanığın, icra müdürlüğünce haczedilip kendisine teslim edilen malları teslim etmemesi biçimindeki eyleminin suç tarihine göre 4949 sayılı Yasanın 93. maddesiyle İcra ve İflas Yasasına eklenen 336/a maddesine girmesi, ancak 11.5.2005 tarihli ve 5349 sayılı Yasayla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 7/1. maddesi ile kanunlardaki hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların idari para cezasına (kabahate) dönüştürülmesi ve fakat 1.6.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca anılan 336/a maddesinin yürürlükten kaldırılması ve 5237 sayılı TCY’nın 7/2. maddesi karşısında, suçun işlendiği 21.12.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 20. maddesinin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan (d) bendi uyarınca iki yıllık soruşturma zamanaşımının dolduğu ve bu durumda aynı yasanın 24. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-d maddesi uyarınca, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2.7.2008 tarihli ve 2007/118 esas, 2008/332 sayılı hükümlülük kararının yasa yararına BOZULMASINA, 5252 sayılı Yasanın 7/1, 2004 sayılı İİY’nın 336/c, 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 20/2-d, 24, maddeleri uyarınca sanık hakkındaki davanın düşürülmesine, 10.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.