YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19935
KARAR NO : 2010/16623
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
Hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-3-a-son. maddesi uyarınca 1 yıl hapis, 125/4. maddesi gereğince 1/6 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 2 ay hapis, 43/1-2. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 5 ay 15 … hapis, 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 2 ay 17 … hapis cezası ile cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine, sanığın anılan Kanunun 53/1-a-b-d-e. maddesindeki haklardan cezasını infazı tamamlanıncaya, 53/1-c. maddesindeki haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/10/2009 tarihli ve 2008/868 esas, 2009/1217 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 12.06.2010 … ve 38296 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2010 … ve 160768 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre;
a) Sanık hakkında üzerine hakaret suçundan dolayı verilen 5237 sayılı Kanun’un 125/1-3a-4-son, 43/1-2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 5 ay 15 … hapis cezasından, aynı Kanun 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapıldığında 14 ay 17 … hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayininde,
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/3. maddesinde yer … “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” hükmüne aykırı olarak, hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1-c. maddesinde belirtilen hak yoksunluğuna hükmedilmesinde,
İsabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı T.Ceza Yasasının 53. maddesinin 1. fıkrasında, “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekte b)Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c)Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d)Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e)Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında … meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.” 2. fıkrasında, “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” 3. fıkrasında ise, “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.” hükümleri yer almaktadır.
Ceza uygulamasında hesaplama yanılgısı bulunduğuna ilişkin yasa yararına bozma isteğinin incelenmesinde; … cezanın yıl olarak belirlendiği durumlarda artırma ve indirme işlemlerinden sonra kalan ceza yılı aşarsa sonuç cezanın da yıl biçiminde ifade edilmesi gerekir. Mahkeme 1 yıl … hapis cezasına hükmettikten sonra T.C.Y.’nın 125/4, 43/2 ve 62/1 maddeleri uyarınca cezada sırasıyla 1/6, 1/4 artırım ve 1/6 indirim uygulamıştır. Artırım ve indirim işlemlerinin tümünde hesaplamayla ortaya çıkan ceza yılı aştığı için sonuç cezanın da 1 yıl 2 ay 17 … olarak gösterilmesi isabetlidir.
İncelenen somut olayda, mahkemece hükmedilen 1 yıl 2 ay 17 … hapis cezası ertelenmesine karşın, T.C.Y.’nın yukarıda belirtilen 53/3 maddesindeki sınırlandırıcı hüküm gözetilmeden sanığın kendi alt soyu üzerindekiler de dahil velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğuna karar verildiği görülmektedir. Mahkemenin bu uygulamasının hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki ceza uygulaması ve hükmedilen sonuç ceza miktarına ilişkin görüş isabetli bulunmadığından Adalet Bakanlığının bu konudaki yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, ancak hak yoksunluğundaki hukuka aykırılıkla ilgili düşünce yerinde görüldüğünden, kamu görevlilerine görevden dolayı hakaret suçundan sanık … hakkında, Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 6.10.2009 … ve 2008/668-2009/1217 sayılı kararın, C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince, cezası ertelenen sanık hakkında T.C.Y.’nın 53/1-c maddesine göre hükmedilen hak yoksunluğunun başına kendi alt soyu üzerindekiler hariç olmak üzere ibaresinin eklenmesine, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.