YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19050
KARAR NO : 2010/16627
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
Gizliliğin ihlali ve basın yolu ile hakaret suçlarından sanıklar …, …, … haklarında yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2007 tarihli ve 2007/2044-2007/183 sayılı kararını müteakip, Asliye Ceza Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev değil, iş bölümü olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ilişkin Bakırköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2010 tarihli ve 2007/1004- 2007/1059 sayılı kararı sebebiyle çıkan görev uyuşmazlığı üzerine, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılamsına dair, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2008 tarihli ve 2008/8 değişik iş sayılı kararı Adalet Bakanlığınca 07.06.2010 … ve 36526 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2010 … ve 146740 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/07/2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere;
T.C. Anayasasının 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1.maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakanmahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6.madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “iddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 27.maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ecza mahkemelerinde görülür.”, 2.fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.”, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi” hükümlerinin yer aldığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca, 12/07/2007 tarihli, 302 ve 16/07/2007 tarihli, 309 sayı ile, Zeytinburmu Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Zeytinburmu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nden devren gelen işlerin Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümleri yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
T.C.Anayasasının 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” 142. maddesinde ” Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 3/1 maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.” 4/1 maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.” 5/1 maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” 5187 sayılı Basın Yasasının 27. maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.” 2. fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.” 5320 sayılı C.Y.Y.’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.Y.Y.’nın 307/1 maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.” Anılan Yasanın 308. maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır 4)Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmağa kendini görevli veya yetkili görmesi” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.7.2007 ve 16.7.2007 tarihli toplantılarında Zeytinburnu Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesinden devren gelen işlerin Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, sanıklar …, … ve … hakkında gizliliğin ihlali ve basın yoluyla kamu görevlisine hakaret suçlarından açılan kamu davasına bakan Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, bu kararlardan sonra Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi olarak görevini sürdürdüğü sırada anılan davaya bakma görevinin, 5187 sayılı Basın Yasasının 27/2 maddesi gereğince aynı yer 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği görülmektedir. Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ise belirli aşamaya gelmiş derdest davaların açıldığı mahkemece görülmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay kararları bulunduğu ve bu tür davaların görevsizlik kararı verilerek gönderilmesinin Anayasanın davaların en seri ve ekonomik şekilde sonuçlandırılması hükümlerine aykırılık oluşturduğu gerekçesine dayanarak görevsizlik kararı verip dosyayı nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderdiği görülmektedir. Ortak yüksek görevli Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ise, kamu davasının başlangıçta yasada öngörülen (doğru) mahkemeye açıldığını, Basın Yasasının 27/2 maddesinin iki adliyenin birleştirilmesinden sonra açılacak davalar için uygulanması gerektiğini ve Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçesinin isabetliolduğunu kabul ederek görev uyuşmazlığının, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması suretiyle giderilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır. H….K.’nın anılan kararlarının, göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği açıktır. Yapılan açıklamalara göre, ortak yüksek görevli mercii kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, gizliliğin ihlali ve basın yoluyla kamu görevlisine hakaret suçlarından sanıklar …, … ve … hakkında yapılan yargılama sırasında, Bakırköy 24. ve 2. Asliye Ceza Mahkemeleri arasında çıkan görev uyuşmazlığı üzerine Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 3.1.2008 … ve 2008/8 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin, anılan yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince ortak yüksek görevli mercii tarafından yerinde tamamlanmasına, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.