YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8636
KARAR NO : 2012/11605
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat… tarafından, davalı …… aleyhine 06/02/2007 gününde verilen dilekçe ile noterin sorumluluğuna dayalı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davaya konu olayın niteliği itibariyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemiyeceğinden manevi tazminat isteminin reddine ilişkin bölüme yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Dava, sahte belgelerle yapılan araç satışı nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendini malik olarak tanıtan dava dışı…adlı şahıstan, davalı Notere ait Noterlikte düzenlenen araç satış sözleşmesi ile …plakalı aracı satın aldığını, aracın çalıntı olduğunun ortaya çıkması nedeniyle zarara uğradığını belirterek; satış bedeli, noter masrafları ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davalı, kanun ve yönetmelikte belirtilen belgeler incelendikten sonra satış ve devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, yapılan işlemlerde bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; vergi dairesi tarafından tanzim edilmiş gibi gösterilen ilişik kesme belgesinde, aracın şasi ve silindir hacminin yer almadığı anlaşılmış ise de; yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile satışa esas alınan tescil belgeleri, ilişik kesme belgesi ve sürücü belgesinin sahte olarak tanzim edildiği, mahkemeye kanaat veren ve hükme esas alınan Jandarma Kriminal raporunda aldatma kabiliyetlerinin bulunduğunun tespit edildiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğünün raporunda; sahte oldukları anlaşılan belgelerin sahtecilik işlemlerinin ilk bakışta dikkati çekmeyebileceği ancak, ilgililerince yapılacak kontrollerde anlaşılabilir nitelikte olduğunun belirtildiği, Jandarma Kriminal raporunda ise; fenni muayene ilişik kesme belgesinde bulunması gereken şasi no ve silindir hacmi hanelerinin doldurulmadığı, motorlu araç trafik tescil belgesinde hologram ve soğuk mühür izinin orjinalinden farklılıklar gösterdiği belirtilmiştir. Her iki bilirkişi raporundaki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde;
davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde illiyet bağının tamamen kesilmediği anlaşılmaktadır. Belgelerdeki eksiklikleri davacının da görebileceği gözetilerek, belirlenecek zarar kapsamından müterafik kusur da değerlendirilerek uygun bir indirim yapılması gerekirken, davanın tümden reddi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının öteki temyiz itirazının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.