YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4926
KARAR NO : 2012/13481
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı T…Gaz. Merkez Gaz. Dergi Basım Yay. San. ve Tic. A.Ş aleyhine 19/12/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 23.12.2006 günü gaspa uğradığını, bu nedenle şikayetçi olduğunu ve ifade verdiğini, davalı gazetenin ilgili sayısında “Hamileye Tecavüz” başlığı ile fotoğrafı ile birlikte verilen haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu edilen haberin gerçek olup emniyet haber ajansından alınmış bulunduğunu, davacının tecavüze uğradığı yönünde şikayeti bulunup basının haber verme hak ve özgürlüğü kapsamında kalan haber nedeni ile açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının gasp mağduru olmasına karşın tecavüze uğramış gibi haber yapılmasından dolayı haberin gerçeğe aykırı olduğu gerekçesi ile istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının 24.12.2006 günü saat 12.00 da karakolda verdiği ifadeye göre gaspa uğradığı, aynı zamanda tecavüze uğramış olabileceğini bildirdiği, adli soruşturma sonunda belirlenen şüpheliler hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı, ancak beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacının tecavüze uğradığı yönünde şikayeti olmuş ve şüpheliler hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmış ise de, 5187 sayılı Basın Kanununun 21/b maddesine göre cinsel saldırı suçuna ilişkin haberlerde mağdurun kimliğinin açıklanması ya da tanınmalarına yol açacak biçimde yayın yapılması yasaklanmış olup, aksine hareket edilmesi halinde adli para cezası öngörülmüştür.
Somut olaya gelince, dava konusu edilen haberin, davacının emniyette gasp ile birlikte cinsel saldırıya da uğramış olabileceği yönündeki şikayeti nedeni ile görünür gerçeğe uygun olduğu söylenebilir ise de suçun mağduru olan davacının isminin baş harfleri ile birlikte oldukça yakından çekilmiş ve tanınmasına müsait fotoğrafının yayınlanmış bulunması karşısında, davacının bu yönde de isteminin bulunduğu gözetilerek kişilik haklarına saldırının varlığının kabulü gerekir.
Şu durumda yerel mahkemece, dava konusu haberin görünür gerçeğe aykırı olduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de, mahkeme kararı sonuç olarak doğrudur. O nedenle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine ve bu açıdan temyiz itirazlarının reddedilerek kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.