YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9014
KARAR NO : 2024/478
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
…
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/153 E., 2015/264 K.
…
…
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/153 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ile cinsel taciz suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.04.2019 tarihli ve 14-2015/356164 sayılı, ret, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Her iki mağdurenin birbiri ile örtüşen ve ısrarlı beyanları, suça sürüklenen çocuğa iftira atmaları için bir neden bulunmaması, suça sürüklenen çocuğun da olayın meydana geldiği tuvalete gittiğini ikrar etmesi karşısında atılı suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Mahkemece yabancı uyruklu mağdureler ve şikâyetçilerin ifadelerinin alınabilmesi için düzenlenen uluslararası istinabe evrakına gelen yanıtta mağdureler ve şikâyetçilerin vakayla ilgili daha fazla ifade vermek istemediklerini, çocuklarından da daha fazla ifade alınmasını istemediklerini bildirdikleri ve yaş küçüklüğü nedeniyle atanan mağdureler vekili hakkında usulünce verilmiş katılma kararı da bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1. Suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu çocuğun cinsel istismarı suçunun lehine olan 6545 sayılı değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.12.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Cinsel Taciz Suçu Yönünden
1. Suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu cinsel taciz suçunun 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 5 yıl 4 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.12.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/153 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararına yönelik yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/153 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
…