YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18552
KARAR NO : 2013/25896
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2008/185-2010/390
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 24.03.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı …’in hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26 ve 87’inci maddeleri uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Anayasa Mahkemesi’nin 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesine yönelik iptal kararı gözetilmek ve davalı taşeron …’ın kusurunu %20, asıl işveren Ali … İnş. Tic. Ltd. Şti.nin kusurunu %60 olarak belirleyen bilirkişi kusur raporu esas alınmak suretiyle anılan davalılar yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 53’üncü maddesi hükmüne göre; hukuk hâkimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri ve zararının miktarını tayin hususunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak, kesinleşen ceza mahkemesi ilamında saptanmış olan maddi olguların hukuk hâkimini de bağlayacağı tartışmasızdır.
Somut olayda; davalılardan … hakkında eldeki davaya konu iş kazası nedeniyle taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda; … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.05.2009 tarih 378 / 159 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiğinin ve hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; adı geçenin kusursuzluğundan söz edilemeyeceği gibi münasip oranda bir miktar kusurlu sayılmasında da zorunluluk bulunmaktadır. Mahkemece, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetinden ceza davasında kesinleşen maddi olgular da değerlendirilerek tarafların kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp ve kusur raporları arasındaki çelişkiler de giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.