Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/2667 E. 2024/383 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2667
KARAR NO : 2024/383
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2020/24 Değişik iş
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

…Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2019 tarihli ve 2018/206524 Soruşturma, 2019/99135 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii …4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.01.2020 tarihli ve 2020/24 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.01.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/27236 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57328 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, 12/09/2017 tarihli ve 770.000,00 Türk lirası bedelli alacaklısının şüpheli … olduğu senedin imzası müvekkiline ait olmasına karşın başka amaçla verilen üzerinin bilgisi ve rızası dışında doldurulduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda,… 18. İcra Müdürlüğünün 2018/42460 esas sayılı takip dosyası ile ilgili müşteki tarafça imzaya itiraz edilmesi üzerine …Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; atılı suçun öncelikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209. maddesinde sayılan açığa imzanın kötüye kullanılması mahiyetinde soruşturulması gerektiği, şikayet dilekçesi verilmesinden sonra hiçbir araştırma yapılmadığının görüldüğü, müşteki ve şüphelinin ifadelerinin dahi alınmadığı, senet aslının dosya arasına alınmadığı, şüpheli ve müştekinin samimi yazı imza örneklerinin alınmadığı, senet üzerindeki yazılan yazıların sonradan eklenip eklenmediği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, müşteki vekilinin 26/12/2022 tarihli dilekçesine ek olarak sunduğu; müşteki ve şüpheli arasında …7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/465 esas sayılı menfi tespit davasında bahsi geçen senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; söz konusu senedin boş ve imzalı kağıdın sonradan yazıcı ile üst bölümünün yazılarak oluşturulmuş nitelikte olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği de gözetildiğinde, bu suretle toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi tarafından yetkilisi bulunduğu işyerine ait araçların muayene işlemlerinde kullanılmak üzere imzalanan ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan A4 kağıdının, o dönem şikâyetçinin yanında çalışan şüpheli tarafından bir şekilde ele geçirilip borçlusu şikâyetçi …lehtarı kendisi olacak şekilde 770.000,00 TL bedelli bono haline getirildikten sonra icra takibine konu edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheli ve şikâyetçinin ifadelerine başvurulduğu, şüphelinin suça konu bononun şikâyetçi tarafından doldurularak aralarındaki ticari ilişkiye istinaden kendisine verildiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; suça konu bono aslı temin edilerek, üzerindeki imza ve yazıların aidiyeti ile bononun oluşturulma şekli itibarıyla mutad senetlerden olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, …7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/465 Esas, …18. İcra Müdürlüğünün 2018/42460 Esas ve …2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1448 D.İş sayılı dosyaları ile suça konu bonodan kaynaklanan varsa tespit edilebilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen …, …, … Kurun ve şüpheli …’in kardeşi olan…’in açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, bir dönem şikâyetçinin yanında yevmiye karşılığı çalıştığı belirtilen şüphelinin, bononun keşide tarihi itibarıyla şikâyetçi ile arasında bono bedeli tutarında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının araştırılması, şüpheliden de sorulmak suretiyle varsa buna ilişkin belgelerin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre; kendisine tevdi edilmeyen imzalı boş kağıdı bir şekilde ele geçirdiği iddia olunan şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” ve senedin icra takibine konu edilmesi suretiyle tahsil edilmek istenmesi nedeniyle, aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken; “…şikayete konu olayın müşteki ile şüpheli arasındaki hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. …4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.01.2020 tarihli ve 2020/24 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.