Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/9872 E. 2024/197 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9872
KARAR NO : 2024/197
KARAR TARİHİ : 11.01.2024


MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/521 E., 2023/595 K.


SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ – OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının gerçekleştirilen yargılama sonucunda atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.01.2018 gün ve 2017/236 Esas, 2018/19 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.03.2018 gün ve 2018/1009 Esas, 2018/546 Karar sayılı hükmünün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.02.2019 gün ve 2018/6318 Esas, 2019/825 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararıyla ilgili Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verilerek kurulan 26.03.2019 gün ve 2019/870 Esas, 2019/921 sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz incelenmesinde Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.04.2020 gün ve 2019/6066 Esas, 2020/2020 Karar sayılı ilamı ile tekrar bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararı verilerek kurulan 21.09.2020 gün ve 2020/745 Esas, 2020/1091 sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.05.2021 gün ve 2021/370 Esas, 2021/3551 Karar sayılı ilamı ile direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddiyle, direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunca kararın yeniden hüküm kurulmaması nedeniyle bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.03.2023 tarihli ve 2023/521 Esas, 2023/595 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle üst sınırdan takdiri indirim yapılmaksızın ceza verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle suçun vasfı konusunda şüphe oluştuğuna, cezanın hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Katılan mağdurun aşamalardaki beyanları ile 30.05.2017 ve 08.06.2017 tarihli adli raporların içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, katılan mağdurun çok kere eylemlerin gerçekleştiğini ifade etmesine karşın belirtilen raporlarda livata bulgularının tespit edilememiş olması, yaşı ve cinsel konulardaki bilgisi itibarıyla suça sürüklenen çocuk ile aralarında gerçekleşen cinsel eylemleri tam olarak ifade edememesinin doğal olması karşısında; suçun nitelikli hâlinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin şüphede kaldığı ve bu şüphenin suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. İddianamede eylemin birden fazla kez işlendiğine dair anlatım bulunduğu ve dosya kapsamına göre de suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.03.2023 tarihli ve 2023/521 Esas, 2023/595 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.