YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/20349
KARAR NO : 2010/20606
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, Gürbulak sınır kapısında muayene peronlarının yan tarafında muayenesi yapılmış eşyaların arasına poşet içinde sigara koyduğu, gümrük memuru olan mağdurların bunu fark ederek poşeti alıp kontrol ettiklerinde içinde kaçak sigara olduğunu anlayıp işlem yapmak istemeleri üzerine, poşeti çekerek alıp, içinden dökülen sigaraların bir kısmını İran tarafına atarak mağdurlara hakaret etmekten ibaret eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden; 765 sayılı TCK’nun 266/1 maddesi ile hükümlülük kararı verilmesi,
2) 5271 sayılı CMK’nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır. Sanığa yükletilen görevli memura hakaret eyleminde suçunun mağdurlarının maddi nitelikte bir zararı söz konusu olmadığı halde “mağdurların zararları ödenmediğinden, sanığın pişman olduğunu gösteren hali bulunmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi ve cezaların toplanması sırasında yasa maddelerin hükümde gösterilmemesi suretiyle CMK 232 maddeye aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, karşı temyiz olmadığından CMUK 326 maddesi göz önüne alınarak yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.