YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/800
KARAR NO : 2024/319
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/462 E., 2016/56 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan vasıf değişikliği nedeniyle ek savunma hakkı da tanınarak 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suça konu belgenin fotokopi belge olduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanmaması hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu araçta arama yapıldığı, araç içerisinde uyuşturucu madde bulunduğu, sanığın emniyette ifadesi alınırken mağdur … ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş kendi fotoğrafını havi sahte nüfus cüzdanını verdiği, mağdur … hakkında soruşturma başlatıldığı, mağdur adıyla sanığın tutuklandığı, sanığın parmak izleri üzerinde yapılan incelemede gerçek kimliğinin ortaya çıktığı iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanın tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece suça konu nüfus cüzdanın emanet getirtilerek yapılan incelemede, soğuk mühür izinin bulunduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu gözlemlenmiştir.
5. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle eklenen ”Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.” şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.