YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6110
KARAR NO : 2012/8088
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 22/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının 30.06.2010 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanser Araştırma Komisyonu toplantısında hakkında hakaret ve iftira içeren sözler söyleyip kişilik haklarına doğrudan ve ağır şekilde saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığını söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının yaptığı konuşmada ‘….yani profesör olabilir, şu veya bu titri alabilir ama suç işleme özgürlüğü hiç kimsede yoktur. Yani siz güçlü olabilirsiniz ama hükümeti devirmekle alakalı bir alt yapıyı kanalınızda şurda burda çalışmış….’ şeklindeki ifadelerin kullanılması davacıyı aşağılayıp suç işlemiş gibi gösterdiğinden manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davaya konu meclis araştırma komisyonunun tutanakları incelendiğinde ; davalının sözünün diğer katılmcılar tarafından sık sık kesildiği, davalının ‘…ben suçlu demiyorum, … Hayır ben suçlu demiyorum. Suç işleme özgürlüğü kimsede yoktur. Bu profesörde de yoktur.’ şeklinde ifadeler kullandığı, mahkeme gerekçesinde kişilik haklarını ihlal ettiği kabul edilen ‘….yani profesör olabilir, şu veya bu titri alabilir ama suç işleme özgürlüğü hiç kimsede yoktur. Yani siz güçlü olabilirsiniz ama hükümeti devirmekle alakalı bir alt yapıyı kanalınızda şurda burda çalışmış’ şeklindeki sözlerin karşılıklı ifadelerde incelendiğinde davacıya yönelik bir suçlama içermediği ve davacının kişilik haklarının ihlal edilmediği sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.