YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15569
KARAR NO : 2023/8250
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/10 E., 2016/35 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit ve cinsel taciz suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdur …’e yönelik eyleminden ötürü çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan mağdur …’e yönelik eylemlerinden ötürü cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmekle anılan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2020 tarihli ve 14-2016/205859 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkumiyet hükmüne esas alınan katılan mağdur beyanları arasında ciddi çelişkiler bulunduğuna, soruşturma sürecinin başında isnat edilmeyen eylemlerin yargılama sürecinde dile getirildiğine, psikolojik ve zihinsel sorunları olduğu anlaşılan …’ın beyanlarının maddi gerçeğe ulaştıramayacağına, hükme esas alınan sosyal inceleme raporunda da suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğinin açıkça anlaşıldığına, izah edilen nedenlerden ötürü suça sürüklenen çocuk aleyhine olan hükmün lehe bozularak beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında önceye dayalı tanışıklık bulunan katılan mağdurlar …, …, suça sürüklenen çocuk ile tanık (müteveffa) …’ın olay günü birlikte gezindikleri, içecek malzemeler aldıktan sonra olayın gerçekleştiği atıl vaziyetteki iki kattan ibaret binaya geldikleri, anılan mahalde iken tanık … ve suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur ile cinsel ilişkiye girmek isteyerek kıyafetlerini çıkarmasını istedikleri, katılan mağdur …’in kabul etmemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun bıçak çıkartıp adı geçene doğrultarak “Donunu indirmezsen seni bıçaklarım” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine katılan mağdur …’in kabul ederek kıyafetlerini çıkardığı, devamında tanık …’ın, suça sürüklenen çocuk …’e telefonunu uzatarak “Sen de videoya çekeceksin” şeklindeki söylemine karşın kabul edilmemesi üzerine bu kez suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağı katılan mağdur …’e doğrultarak “Çekim yapmazsan seni bıçaklarım” şeklindeki söylemi üzerine isteklerinin kabul edildiği, devamında kıyafetlerini çıkaran tanık … ile suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur …’i aralarına alarak önce tanık …’ın, sonrasında da suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur … ile anal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları sırada katılan mağdur …’in de bu anları telefon ile video kaydına aldığı, ilişkiden sonra adı geçenlerin anılan mahalden ayrıldıklarının kabulüne dair Mahkeme gerekçesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun sosyal çalışmacıyla yaptığı görüşme esnasında, savcılıktaki ifadesinde korktuğu için yalan beyanda bulunduğunu belirterek aslında olay günü harabe binada bulundukları sırada tanık …’ın katılan mağdur ile zorla anal yoldan ilişki yaşadığı sırada kendisi ve …’in olayı telefon ile kameraya çektiklerini, o esnada olayı gören bir kadını tanık …’ın “Sanane” şeklindeki söylemi ile uzaklaştırdığına dair anlatımları, anılan anlatımların ana hatları itibariyle katılan mağdur …’in beyanıyla örtüşerek desteklemesi, anılan mahale gelen bir kadının uzaklaştırıldığına dair ayrıntının, katılan mağdur …’in 25.09.2014 tarihli beyanında da yer alması, vefatı sebebiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen tanık …’ın, soruşturma aşamasındaki beyanlarında suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlara fiili livata eyleminde bulunduğunu ifade etmesi, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı itibariyle katılan mağduru …’in aşamalarda verdiği tüm beyanların birbiriyle uyumlu olduğu ve doğruluğunun diğer delillerle desteklenmesi gözetilerek kabulde anılan beyan esas alınarak suça sürüklenen çocuğun inkara dayalı savunmasının suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar olunmayarak suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğini kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulmakla birlikte katılan mağdur …’e yönelik cinsel taciz ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Kararlara Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Tehdit ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Kararlar Yönünden
Gerekçenin (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin ( B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.