YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5358
KARAR NO : 2023/8355
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/182 E., 2022/518 K.
SUÇ : Cinsel taciz
KARARLAR : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/571 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2017/5425 Esas, 2021/3878 Karar sayılı kararı ile “Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesi bozma üzerine 23.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas 2021/599 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi 62 nci maddesi ile 251 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin itirazı üzerine Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli 2022/182 Esas 2022/518 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2023 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün “Sanık hakkında TCK’nın 105/2-d. maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmadan noksan ceza tayini,” gerekçesiyle “bozulması” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği
Suça konu hesabının çalınmış olması nedeniyle paylaşımları kendisinin yapmadığına, kim tarafından yapıldığını bilmediğine, mahkumiyeti için yeterli delil olmadığına ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etme isteğini bildirmekten ibarettir.
C. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sosyal medya hesabından gerçekleşen eylem nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fırkasının (d) bendi uyarınca cezasında arttırım yapılması gerektiğine, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, katılanın facebook profilinde paylaştığı ya da paylaşılan fotoğraflarının altına sanığın bir başka isimle kullandığı hesaptan “Ne yalarım seni … varya”, “Aşkım yaşatayım seni varya”, “Çok tatlısın aşkım arkandaki ben olmak isterdim kocan değil”, “Ne 31 çektim bu resme … im amni yaladımmm” şeklinde cinsel taciz içerikli yorumlar yaptığı, sanığın böylelikle bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez katılana yönelik cinsel taciz suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüş, sanık hakkında suçun işleniş şekli dikkate alınarak temel ceza belirlenmiş, sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin lehine taktiri hafifletici sebep kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiği nazara alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Edirne Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2014 tarihli kararına yönelik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış olup açıklanan nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli 2022/182 Esas 2022/518 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.