Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22576 E. 2023/10334 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22576
KARAR NO : 2023/10334
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/86 E., 2019/357 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2013/365 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve sanığın 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2013/365 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2017/19539 Esas, 2017/19463 Karar sayılı kararıyla;
“Sanığın telefonda kendisini polis memuru M…olarak tanıtıp kullanmış olduğun telefon numarasını ve banka kartlarını hırsızlık şebekesi kullanmakta hırsızları yakalayacağız dediği, müştekinin telefonla konuşurken arka fondan telsiz sesleri geldiği için sanığın hileli sözlerine kandığı kartsız işlemlerle sanığa 300 TL, 300 TL, 300 TL, 300 TL, 300 TL, 300 Tl, 300 TL, 310 TL, 300 TL meblağlarda para gönderdiği, iddia olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2017 tarihli ve 2017/969 Esas, 2017/721 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2017 tarihli ve 2017/944 Esas, 2017/616 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçunda suç yerinin, menfaatin temin edildiği yer olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası menfaatin temin edildiği yer olan Batman iline gönderilmiştir.

5. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, ertelemeye ve sanığın 1 yıl 3 ay süreyle denetime tabi tutulmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek denetim süresinin 1 yıl olarak uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suça ne şekilde iştirak ettiğinin gerekçede tartışılmadığına, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde kullanımında olan telefonla kendisini polis memuru M…olarak tanıtarak katılana; “Kullanmış olduğun telefon numarasını ve banka kartlarını hırsızlık şebekesi kullanmakta hırsızları yakalayacağız.” dediği, bu sırada arka fondan telsiz sesleri geldiği için sanığın hileli sözlerine inanan katılanın, kartsız işlemlerle ve sanığın talimatları doğrultusunda, 8 ayrı 300,00 TL, 1 adet 310,00 TL tutarlarında paralar gönderdiği, gönderilen paralardan 600,00 TL’sinin Akçakale Yolu üzerinde bulunan Garanti Bankası ATM cihazında sanık tarafından çekildiği, katılanın ayrıca sanığa ait IBAN numarasına 1.700,00 TL, 3.000,00 TL, 3.000,00 TL, 1.700,00 TL meblağında paralar gönderdiği, ayrıca verilen bir telefon hattına 50,00 TL para yüklediği, bu şekilde sanığa 2.710,00 TL, 9.400,00 TL ve 50,00 TL meblağlarında toplam 12.160,00 TL para gönderdiği, gönderilen paraların sanık tarafından çekildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Garanti Bankası Genel Müdürlüğü ve Akbank Genel Müdürlüğünün 20.09.2012 tarihli cevabi yazıları dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan 29.08.2018 tarihli Uzlaştırma Raporu’ndan anlaşılmıştır.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile Garanti Bankası ve Akbank Genel Müdürlüklerinin 20.09.2012 tarihli cevabi yazı içeriklerinden, katılanın para gönderdiği hesaplar arasında sanığın kendine ait hesabın da bulunduğu, sanığın, katılan tarafından gönderilen paraları ATM cihazlarından kendisinin çektiği bu itibarla sanığın asli fail olarak eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla, dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılanın suç nedeniyle uğradığı maddi zararın sanık tarafından giderilmediği dava dosyası kapsamı itibarıyla sabit olduğundan, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.05.2010 tarihli ve 2010/4-87 Esas, 2010/112 Karar sayılı kararı gereği bu hususun niteliği itibarıyla sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği dikkate alınarak sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği denetim süresinin en az 1 yıl 3 ay olarak belirlenmesi gerekirken bozma öncesi kurulan hükme karşı aleyhe temyiz bulunmadığı gerekçesiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının tatbikiyle denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca denetim süresinin belirlendiği paragrafta yar alan; “ancak CMUK 326/son maddesi uyarınca sanık aleyhine temyiz olmadığından sanığın 1 YIL SÜRE İLE DENETİM ALTINDA BULUNDURULMASINA,” ibaresinin hükümden çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.